Ay yirmi dokuz gecedir.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2132, Kitap 22, Hadis 43
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbas (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Allah'ın kendileri hakkında “Eğer ikiniz Allah'a tövbe ederseniz (iyi olur); çünkü kalpleriniz (haktan) kaymıştır” (Tahrîm 66/4) buyurduğu, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) hanımlarından o iki kadını Ömer b. el-Hattâb'a sormayı hep çok istiyordum. —(Ravi) hadisi sürdürdü ve bu rivayette şöyle dedi:— Hafsa o sözü Âişe'ye ifşa ettiğinde, Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) o söz yüzünden hanımlarından yirmi dokuz gece uzak durdu. Âişe dedi ki: Allah (azze ve celle) onların konuşmasını kendisine bildirdiğinde, onlara karşı duyduğu şiddetli öfkeden dolayı “Bir ay onların yanına girmeyeceğim” demişti. Yirmi dokuz gece geçince Âişe'nin yanına girdi; (ziyarete) ondan başladı. Âişe ona “Ey Allah'ın Resûlü! Bir ay yanımıza girmemeye yemin etmiştin. Biz ise yirmi dokuzuncu geceyi sabahladık; onları tek tek sayıyoruz” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Ay yirmi dokuz gecedir” buyurdu.

Sünen-i Nesâî 2132, Kitap 22, Hadis 43

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعْدِ بْنِ إِبْرَاهِيمَ، قَالَ حَدَّثَنَا عَمِّي، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ صَالِحٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، أَنَّ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي ثَوْرٍ، حَدَّثَهُ ح، وَأَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا الْحَكَمُ بْنُ نَافِعٍ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، قَالَ أَخْبَرَنِي عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي ثَوْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ لَمْ أَزَلْ حَرِيصًا أَنْ أَسْأَلَ عُمَرَ بْنَ الْخَطَّابِ عَنِ الْمَرْأَتَيْنِ مِنْ أَزْوَاجِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم اللَّتَيْنِ قَالَ اللَّهُ لَهُمَا { إِنْ تَتُوبَا إِلَى اللَّهِ فَقَدْ صَغَتْ قُلُوبُكُمَا } وَسَاقَ الْحَدِيثَ وَقَالَ فِيهِ فَاعْتَزَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم نِسَاءَهُ مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ الْحَدِيثِ حِينَ أَفْشَتْهُ حَفْصَةُ إِلَى عَائِشَةَ تِسْعًا وَعِشْرِينَ لَيْلَةً . قَالَتْ عَائِشَةُ وَكَانَ قَالَ " مَا أَنَا بِدَاخِلٍ عَلَيْهِنَّ شَهْرًا " . مِنْ شِدَّةِ مَوْجِدَتِهِ عَلَيْهِنَّ حِينَ حَدَّثَهُ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ حَدِيثَهُنَّ فَلَمَّا مَضَتْ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ لَيْلَةً دَخَلَ عَلَى عَائِشَةَ فَبَدَأَ بِهَا فَقَالَتْ لَهُ عَائِشَةُ إِنَّكَ قَدْ كُنْتَ آلَيْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَنْ لاَ تَدْخُلَ عَلَيْنَا شَهْرًا وَإِنَّا أَصْبَحْنَا مِنْ تِسْعٍ وَعِشْرِينَ لَيْلَةً نَعُدُّهَا عَدَدًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " الشَّهْرُ تِسْعٌ وَعِشْرُونَ لَيْلَةً " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2132 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü