Ebû Zer (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanına geldim; Kâbe'nin gölgesinde oturuyordu. Beni gelirken görünce “Kâbe'nin Rabbine yemin olsun ki, onlar en çok zarara uğrayanlardır” buyurdu. (İçimden) “Bana ne oldu? Belki hakkımda bir şey indirilmiştir” dedim. “Anam babam sana feda olsun, onlar kimlerdir?” dedim. “Malı en çok olanlardır; ancak (malını) şöyle, şöyle ve şöyle —önüne, sağına ve soluna— dağıtanlar müstesna” buyurdu. Sonra şöyle buyurdu: “Canım elinde olana yemin olsun ki, bir adam zekâtını vermediği deve ya da sığır bırakarak ölürse, bunlar kıyamet günü olduklarından daha iri ve daha semiz olarak gelir; onu tabanlarıyla çiğner, boynuzlarıyla süserler. Sonuncusu bitince ilki yeniden döndürülür; bu, insanlar arasında hüküm verilinceye kadar sürer.”
Sünen-i Nesâî 2440, Kitap 23, Hadis 6