Bu mal yeşil ve tatlıdır; yetime, yoksula ve yolcuya verilirse Müslümanın ne güzel arkadaşıdır.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2581, Kitap 23, Hadis 147
Sahih
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere oturdu, biz de etrafına oturduk. Şöyle buyurdu: “Benden sonra sizin için korktuğum şey ancak size açılacak (dünya) süsüdür.” Dünyayı ve zinetini andı. Bir adam: “Hayır şer getirir mi?” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona cevap vermedi. Adama: “Neyin var? Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile konuşuyorsun da o seninle konuşmuyor” denildi. (Ebû Saîd) dedi ki: Ona vahiy indirildiğini düşündük. Sonra kendine geldi, terini siliyordu ve şöyle buyurdu: “Soran burada mı? Şüphesiz hayır şer getirmez. Ancak baharın bitirdiği (otlar)dan öyleleri vardır ki (hayvanı) öldürür ya da ölüme yaklaştırır. Yeşillik yiyen (hayvan) müstesna: O yer, böğürleri gerilince güneşe döner, gübresini atar, bevleder, sonra yine otlar. Bu mal da yeşil ve tatlıdır. Yetime, yoksula ve yolcuya ondan verdiği takdirde o, Müslümanın ne güzel arkadaşıdır! Onu hakkı olmadan alan kimse ise yiyip de doymayan kimse gibidir; (o mal) kıyamet günü onun aleyhine şahit olur.”

Sünen-i Nesâî 2581, Kitap 23, Hadis 147

Arapça metin
أَخْبَرَنِي زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ، قَالَ حَدَّثَنَا إِسْمَاعِيلُ ابْنُ عُلَيَّةَ، قَالَ أَخْبَرَنِي هِشَامٌ، قَالَ حَدَّثَنِي يَحْيَى بْنُ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي هِلاَلٌ، عَنْ عَطَاءِ بْنِ يَسَارٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، قَالَ جَلَسَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ وَجَلَسْنَا حَوْلَهُ فَقَالَ " إِنَّمَا أَخَافُ عَلَيْكُمْ مِنْ بَعْدِي مَا يُفْتَحُ لَكُمْ مِنْ زَهْرَةٍ " . وَذَكَرَ الدُّنْيَا وَزِينَتَهَا فَقَالَ رَجُلٌ أَوَيَأْتِي الْخَيْرُ بِالشَّرِّ فَسَكَتَ عَنْهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقِيلَ لَهُ مَا شَأْنُكَ تُكَلِّمُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلاَ يُكَلِّمُكَ . قَالَ وَرَأَيْنَا أَنَّهُ يُنْزَلُ عَلَيْهِ فَأَفَاقَ يَمْسَحُ الرُّحَضَاءَ وَقَالَ " أُشَاهِدُ السَّائِلَ إِنَّهُ لاَ يَأْتِي الْخَيْرُ بِالشَّرِّ وَإِنَّ مِمَّا يُنْبِتُ الرَّبِيعُ يَقْتُلُ أَوْ يُلِمُّ إِلاَّ آكِلَةُ الْخَضِرِ فَإِنَّهَا أَكَلَتْ حَتَّى إِذَا امْتَدَّتْ خَاصِرَتَاهَا اسْتَقْبَلَتْ عَيْنَ الشَّمْسِ فَثَلَطَتْ ثُمَّ بَالَتْ ثُمَّ رَتَعَتْ وَإِنَّ هَذَا الْمَالَ خَضِرَةٌ حُلْوَةٌ وَنِعْمَ صَاحِبُ الْمُسْلِمِ هُوَ إِنْ أَعْطَى مِنْهُ الْيَتِيمَ وَالْمِسْكِينَ وَابْنَ السَّبِيلِ وَإِنَّ الَّذِي يَأْخُذُهُ بِغَيْرِ حَقِّهِ كَالَّذِي يَأْكُلُ وَلاَ يَشْبَعُ وَيَكُونُ عَلَيْهِ شَهِيدًا يَوْمَ الْقِيَامَةِ " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2581 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü