Resûlullah Vedâ haccında temettu' yaptı; kurbanlığı olmayanlara umreden sonra ihramdan çıkmalarını emretti.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2732, Kitap 24, Hadis 114
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Vedâ haccında umreden hacca kadar temettu' yaptı. Kurban (hedy) gönderdi ve kurbanlığı Zülhuleyfe'den beraberinde sürdü. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) önce umre için ihrama girdi, sonra hac için ihrama girdi. İnsanlar da Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte umreden hacca kadar temettu' yaptı. İnsanlardan kimi kurban gönderip kurbanlık sürdü, kimi de kurban göndermedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'ye gelince insanlara şöyle buyurdu: “Sizden kim kurban getirmişse, haccını tamamlayıncaya kadar kendisine haram olan hiçbir şey helal olmaz. Kim kurban getirmemişse Beyt'i tavaf etsin, Safâ ile Merve arasında sa'y etsin, saçını kısaltsın ve ihramdan çıksın; sonra hac için ihrama girsin, sonra kurban kessin. Kurban bulamayan ise üç gün hacda, yedi gün de ailesine döndüğünde oruç tutsun.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Mekke'ye gelince tavaf etti; ilk iş olarak Rükn'ü istilam etti. Sonra yedi şavtın üçünde koşar adım (hızlı) yürüdü, dördünde normal yürüdü. Beyt'in tavafını bitirince Makam'ın yanında iki rekât namaz kıldı. Sonra selam verip ayrıldı ve Safâ'ya geldi; Safâ ile Merve arasında yedi şavt sa'y etti. Sonra haccını tamamlayıp kurban bayramı günü kurbanını kesinceye kadar kendisine haram olan hiçbir şeyden çıkmadı (helal saymadı). Ardından (Mekke'ye) inip Beyt'i tavaf etti; sonra kendisine haram olan her şeyden çıktı. İnsanlardan kurban gönderip kurbanlık sürenler de Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yaptığının aynısını yaptı.

Sünen-i Nesâî 2732, Kitap 24, Hadis 114

Arapça metin
أَخْبَرَنَا مُحَمَّدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ الْمُبَارَكِ الْمُخَرِّمِيُّ، قَالَ حَدَّثَنَا حُجَيْنُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، عَنْ سَالِمِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ، أَنَّ عَبْدَ اللَّهِ بْنَ عُمَرَ، رضى الله عنهما قَالَ تَمَتَّعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي حَجَّةِ الْوَدَاعِ بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ وَأَهْدَى وَسَاقَ مَعَهُ الْهَدْىَ بِذِي الْحُلَيْفَةِ وَبَدَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَهَلَّ بِالْعُمْرَةِ ثُمَّ أَهَلَّ بِالْحَجِّ وَتَمَتَّعَ النَّاسُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِالْعُمْرَةِ إِلَى الْحَجِّ فَكَانَ مِنَ النَّاسِ مَنْ أَهْدَى فَسَاقَ الْهَدْىَ وَمِنْهُمْ مَنْ لَمْ يُهْدِ فَلَمَّا قَدِمَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَكَّةَ قَالَ لِلنَّاسِ " مَنْ كَانَ مِنْكُمْ أَهْدَى فَإِنَّهُ لاَ يَحِلُّ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى يَقْضِيَ حَجَّهُ وَمَنْ لَمْ يَكُنْ أَهْدَى فَلْيَطُفْ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلْيُقَصِّرْ وَلْيَحْلِلْ ثُمَّ لْيُهِلَّ بِالْحَجِّ ثُمَّ لْيُهْدِ وَمَنْ لَمْ يَجِدْ هَدْيًا فَلْيَصُمْ ثَلاَثَةَ أَيَّامٍ فِي الْحَجِّ وَسَبْعَةً إِذَا رَجَعَ إِلَى أَهْلِهِ " . فَطَافَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حِينَ قَدِمَ مَكَّةَ وَاسْتَلَمَ الرُّكْنَ أَوَّلَ شَىْءٍ ثُمَّ خَبَّ ثَلاَثَةَ أَطْوَافٍ مِنَ السَّبْعِ وَمَشَى أَرْبَعَةَ أَطْوَافٍ ثُمَّ رَكَعَ حِينَ قَضَى طَوَافَهُ بِالْبَيْتِ فَصَلَّى عِنْدَ الْمَقَامِ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ فَانْصَرَفَ فَأَتَى الصَّفَا فَطَافَ بِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ سَبْعَةَ أَطْوَافٍ ثُمَّ لَمْ يَحِلَّ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى قَضَى حَجَّهُ وَنَحَرَ هَدْيَهُ يَوْمَ النَّحْرِ وَأَفَاضَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ ثُمَّ حَلَّ مِنْ كُلِّ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ وَفَعَلَ مِثْلَ مَا فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مَنْ أَهْدَى وَسَاقَ الْهَدْىَ مِنَ النَّاسِ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2732 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü