İbn Ömer umreye niyet etti, yolda haccı da ekledi ve ilk tavafıyla ikisini yerine getirmiş saydı.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 2746, Kitap 24, Hadis 128
Sahih
Türkçe meal

Nâfi' şöyle rivayet etti:

Haccâc'ın İbn Zübeyr'e karşı (Mekke'ye) indiği yıl İbn Ömer hacca gitmek istedi. Ona “Aralarında çarpışma olacak; senin (Beyt'ten) alıkonulmandan korkuyorum” denildi. Şöyle dedi: “Andolsun, Resûlullah'ta sizin için güzel bir örnek vardır. O hâlde Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yaptığı gibi yaparım. Sizi şahit tutuyorum ki ben umreyi üzerime vacip kıldım.” Sonra yola çıktı. Beydâ'nın dış tarafına varınca şöyle dedi: “Haccın ve umrenin durumu birdir. Sizi şahit tutuyorum ki umremle birlikte haccı da üzerime vacip kıldım.” Kudeyd'de satın aldığı bir kurbanlık da gönderdi. Sonra ikisi için birlikte telbiye ederek yola devam etti. Nihayet Mekke'ye gelince Beyt'i tavaf etti, Safâ ile Merve arasında sa'y etti; bundan fazlasını yapmadı. Kurban kesmedi, tıraş olmadı, saçını kısaltmadı ve kurban bayramı gününe kadar kendisine haram olan hiçbir şeyden çıkmadı. (Bayram günü) kurbanını kesti ve tıraş oldu. İlk tavafıyla hac ve umrenin tavafını yerine getirmiş olduğu görüşündeydi. İbn Ömer “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) da böyle yaptı” dedi.

Sünen-i Nesâî 2746, Kitap 24, Hadis 128

Arapça metin
أَخْبَرَنَا قُتَيْبَةُ، قَالَ حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ نَافِعٍ، أَنَّ ابْنَ عُمَرَ، أَرَادَ الْحَجَّ عَامَ نَزَلَ الْحَجَّاجُ بِابْنِ الزُّبَيْرِ فَقِيلَ لَهُ إِنَّهُ كَائِنٌ بَيْنَهُمْ قِتَالٌ وَأَنَا أَخَافُ أَنْ يَصُدُّوكَ . قَالَ لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ إِذًا أَصْنَعَ كَمَا صَنَعَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم إِنِّي أُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ أَوْجَبْتُ عُمْرَةً . ثُمَّ خَرَجَ حَتَّى إِذَا كَانَ بِظَاهِرِ الْبَيْدَاءِ قَالَ مَا شَأْنُ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ إِلاَّ وَاحِدٌ أُشْهِدُكُمْ أَنِّي قَدْ أَوْجَبْتُ حَجًّا مَعَ عُمْرَتِي . وَأَهْدَى هَدْيًا اشْتَرَاهُ بِقُدَيْدٍ ثُمَّ انْطَلَقَ يُهِلُّ بِهِمَا جَمِيعًا حَتَّى قَدِمَ مَكَّةَ فَطَافَ بِالْبَيْتِ وَبِالصَّفَا وَالْمَرْوَةِ وَلَمْ يَزِدْ عَلَى ذَلِكَ وَلَمْ يَنْحَرْ وَلَمْ يَحْلِقْ وَلَمْ يُقَصِّرْ وَلَمْ يَحِلَّ مِنْ شَىْءٍ حَرُمَ مِنْهُ حَتَّى كَانَ يَوْمُ النَّحْرِ فَنَحَرَ وَحَلَقَ فَرَأَى أَنْ قَدْ قَضَى طَوَافَ الْحَجِّ وَالْعُمْرَةِ بِطَوَافِهِ الأَوَّلِ وَقَالَ ابْنُ عُمَرَ كَذَلِكَ فَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 2746 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü