Abdullah b. Ebî Katâde şöyle rivayet etti:
Babam Hudeybiye yılında Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte yola çıktı. Arkadaşları ihrama girdi, o ise girmedi. (Babam şöyle anlattı:) “Ben arkadaşlarımla birlikteyken, onlar birbirlerine bakıp gülüştüler. Baktım ki bir yaban eşeği! Ona mızrağımı sapladım ve onlardan yardım istedim, fakat bana yardım etmeyi kabul etmediler. Onun etinden yedik. (Resûlullah'tan) koparılıp ayrı düşmekten korktuk. Atımı bir süre hızlı koşturup bir süre yavaş yürüterek Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) aramaya koyuldum. Gecenin ortasında Gıfâr kabilesinden bir adamla karşılaştım ve 'Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) nerede bıraktın?' diye sordum. 'Onu Sukyâ'da kaylûle yaparken bıraktım' dedi. Sonunda ona yetiştim ve 'Ey Allah'ın Resûlü! Arkadaşların sana selam ve Allah'ın rahmetini iletiyorlar. Senden koparılıp ayrı düşmekten korktular; onları bekle' dedim. O da onları bekledi. Sonra 'Ey Allah'ın Resûlü! Ben bir yaban eşeği avladım, yanımda ondan (bir parça) var' dedim. Bunun üzerine orada bulunanlara 'Yiyin' buyurdu.” Onlar ise ihramlıydılar.
Sünen-i Nesâî 2824, Kitap 24, Hadis 207