Muâviye malı olmayan bir delikanlıdır; sen Üsâme b. Zeyd ile evlen.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3244, Kitap 26, Hadis 49
Sahih
Türkçe meal

Fâtıma bt. Kays (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Ebû Seleme b. Abdurrahman ile Muhammed b. Abdurrahman b. Sevbân, Fâtıma bt. Kays'a başından geçeni sordular. O şöyle dedi: Kocam beni üç talâkla boşadı. (Vekili aracılığıyla) bana içinde kusur bulunan bir yiyecek gönderiyordu. “Vallahi nafaka ve mesken hakkım varsa onları mutlaka isteyeceğim, bunu kabul etmeyeceğim” dedim. Vekil “Senin için ne mesken ne de nafaka vardır” dedi. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. “Senin için ne mesken ne de nafaka vardır. Falan kadının yanında iddet bekle” buyurdu. —O kadının yanına ashabı gelip giderdi.— Sonra şöyle buyurdu: “İbn Ümmü Mektûm'un yanında iddet bekle; çünkü o âmâdır. İddetin bitince bana haber ver.” İddetim bitince ona haber verdim. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) “Seni kim istedi?” diye sordu. “Muâviye ve Kureyş'ten başka bir adam” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Muâviye'ye gelince, o Kureyş gençlerinden malı mülkü olmayan bir delikanlıdır. Diğerine gelince, o kötü huylu bir adamdır, onda hayır yoktur. Fakat sen Üsâme b. Zeyd ile evlen.” (Fâtıma) dedi ki: “Bundan hoşlanmadım.” (Resûlullah) bunu ona üç kez söyledi; o da onunla evlendi.

Sünen-i Nesâî 3244, Kitap 26, Hadis 49

Arapça metin
أَخْبَرَنِي حَاجِبُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا حَجَّاجٌ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي ذِئْبٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، وَيَزِيدُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ قُسَيْطٍ، عَنْ أَبِي سَلَمَةَ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، وَعَنِ الْحَارِثِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ ثَوْبَانَ، أَنَّهُمَا سَأَلاَ فَاطِمَةَ بِنْتَ قَيْسٍ عَنْ أَمْرِهَا، فَقَالَتْ طَلَّقَنِي زَوْجِي ثَلاَثًا فَكَانَ يَرْزُقُنِي طَعَامًا فِيهِ شَىْءٌ فَقُلْتُ وَاللَّهِ لَئِنْ كَانَتْ لِي النَّفَقَةُ وَالسُّكْنَى لأَطْلُبَنَّهَا وَلاَ أَقْبَلُ هَذَا . فَقَالَ الْوَكِيلُ لَيْسَ لَكِ سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةٌ . قَالَتْ فَأَتَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " لَيْسَ لَكِ سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةٌ فَاعْتَدِّي عِنْدَ فُلاَنَةَ " . قَالَتْ وَكَانَ يَأْتِيهَا أَصْحَابُهُ ثُمَّ قَالَ " اعْتَدِّي عِنْدَ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَإِنَّهُ أَعْمَى فَإِذَا حَلَلْتِ فَآذِنِينِي " . قَالَتْ فَلَمَّا حَلَلْتُ آذَنْتُهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " وَمَنْ خَطَبَكِ " . فَقُلْتُ مُعَاوِيَةُ وَرَجُلٌ آخَرُ مِنْ قُرَيْشٍ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " أَمَّا مُعَاوِيَةُ فَإِنَّهُ غُلاَمٌ مِنْ غِلْمَانِ قُرَيْشٍ لاَ شَىْءَ لَهُ وَأَمَّا الآخَرُ فَإِنَّهُ صَاحِبُ شَرٍّ لاَ خَيْرَ فِيهِ وَلَكِنِ انْكِحِي أُسَامَةَ بْنَ زَيْدٍ " . قَالَتْ فَكَرِهْتُهُ . فَقَالَ لَهَا ذَلِكَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ فَنَكَحَتْهُ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3244 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü