Lianlaşanların arası ayrılır; Peygamber lianda önce erkeğe, sonra kadına öğüt verdi.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 3473, Kitap 27, Hadis 85
Sahih
Türkçe meal

Saîd b. Cübeyr şöyle rivayet etti:

İbn Zübeyr'in emirliği döneminde bana lianlaşan iki kişi hakkında “Aralarında ayrılık yapılır mı?” diye soruldu. Ne diyeceğimi bilemedim. Yerimden kalkıp İbn Ömer'in evine gittim ve “Ey Ebû Abdurrahmân! Lianlaşan iki kişinin arası ayrılır mı?” dedim. Şöyle dedi: “Evet. Sübhânallah! Bunu ilk soran falan oğlu falandır. ‘Ey Allah'ın Resûlü! Ne dersin -Amr ‘ne dersin’ demedi- bizden biri hanımını bir hayâsızlık üzerinde görse; konuşsa büyük bir iştir -Amr ‘büyük bir iş yapmış olur’ dedi-, sussa bir o kadar büyük bir şeye susmuş olur’ dedi. Peygamber ona cevap vermedi. Bundan sonra adam ona gelip ‘Sana sorduğum şeyle ben imtihan edildim’ dedi. Bunun üzerine Allah (azze ve celle) Nûr sûresindeki şu âyetleri indirdi: ‘Eşlerine zina isnat edip de...’ ‘...beşinci olarak da, eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını (diler)’ âyetine kadar (Nûr 24/6-9). Peygamber erkekle başladı; ona öğüt verdi, hatırlattı ve dünya azabının âhiret azabından daha hafif olduğunu bildirdi. Adam ‘Seni hak ile gönderene yemin ederim ki yalan söylemedim’ dedi. Sonra ikinci olarak kadına yöneldi; ona öğüt verdi ve hatırlattı. Kadın ‘Seni hak ile gönderene yemin ederim ki o yalancıdır’ dedi. Bunun üzerine erkekle başladı; o, kendisinin doğru söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört kez şahitlik etti; beşincisinde de eğer yalan söyleyenlerden ise Allah'ın lanetinin kendi üzerine olmasını (diledi). Sonra kadına geçti; o da kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna dair Allah adına dört kez şahitlik etti; beşincisinde de eğer kocası doğru söyleyenlerden ise Allah'ın gazabının kendi üzerine olmasını (diledi). Sonra aralarını ayırdı.”

Sünen-i Nesâî 3473, Kitap 27, Hadis 85

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ عَلِيٍّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، قَالاَ حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبِي سُلَيْمَانَ، قَالَ سَمِعْتُ سَعِيدَ بْنَ جُبَيْرٍ، يَقُولُ سُئِلْتُ عَنِ الْمُتَلاَعِنَيْنِ، فِي إِمَارَةِ ابْنِ الزُّبَيْرِ أَيُفَرَّقُ بَيْنَهُمَا فَمَا دَرَيْتُ مَا أَقُولُ فَقُمْتُ مِنْ مَقَامِي إِلَى مَنْزِلِ ابْنِ عُمَرَ فَقُلْتُ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ الْمُتَلاَعِنَيْنِ أَيُفَرَّقُ بَيْنَهُمَا قَالَ نَعَمْ . سُبْحَانَ اللَّهِ إِنَّ أَوَّلَ مَنْ سَأَلَ عَنْ ذَلِكَ فُلاَنُ بْنُ فُلاَنٍ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَرَأَيْتَ - وَلَمْ يَقُلْ عَمْرٌو أَرَأَيْتَ - الرَّجُلَ مِنَّا يَرَى عَلَى امْرَأَتِهِ فَاحِشَةً إِنْ تَكَلَّمَ فَأَمْرٌ عَظِيمٌ - وَقَالَ عَمْرٌو أَتَى أَمْرًا عَظِيمًا - وَإِنْ سَكَتَ سَكَتَ عَلَى مِثْلِ ذَلِكَ . فَلَمْ يُجِبْهُ فَلَمَّا كَانَ بَعْدَ ذَلِكَ أَتَاهُ فَقَالَ إِنَّ الأَمْرَ الَّذِي سَأَلْتُكَ ابْتُلِيتُ بِهِ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ هَؤُلاَءِ الآيَاتِ فِي سُورَةِ النُّورِ { وَالَّذِينَ يَرْمُونَ أَزْوَاجَهُمْ } حَتَّى بَلَغَ { وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ } فَبَدَأَ بِالرَّجُلِ فَوَعَظَهُ وَذَكَّرَهُ وَأَخْبَرَهُ أَنَّ عَذَابَ الدُّنْيَا أَهْوَنُ مِنْ عَذَابِ الآخِرَةِ فَقَالَ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ مَا كَذَبْتُ . ثُمَّ ثَنَّى بِالْمَرْأَةِ فَوَعَظَهَا وَذَكَّرَهَا فَقَالَتْ وَالَّذِي بَعَثَكَ بِالْحَقِّ إِنَّهُ لَكَاذِبٌ فَبَدَأَ بِالرَّجُلِ فَشَهِدَ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الصَّادِقِينَ وَالْخَامِسَةُ أَنَّ لَعْنَةَ اللَّهِ عَلَيْهِ إِنْ كَانَ مِنَ الْكَاذِبِينَ ثُمَّ ثَنَّى بِالْمَرْأَةِ فَشَهِدَتْ أَرْبَعَ شَهَادَاتٍ بِاللَّهِ إِنَّهُ لَمِنَ الْكَاذِبِينَ وَالْخَامِسَةَ أَنَّ غَضَبَ اللَّهِ عَلَيْهَا إِنْ كَانَ مِنَ الصَّادِقِينَ فَفَرَّقَ بَيْنَهُمَا .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 3473 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü