Râfi' b. Hadîc (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Biz Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ile birlikte Tihâme'deki Zülhuleyfe'de iken (insanlar) develer ve koyunlar ele geçirdiler. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) topluluğun en gerisindeydi. Öndekiler acele edip (hayvanları) kestiler ve tencereleri kurdular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yanlarına vardı ve tencerelerin devrilmesini emretti; tencereler devrildi. Sonra (hayvanları) aralarında paylaştırdı; on koyunu bir deveye denk tuttu. Onlar bu hâldeyken bir deve kaçtı. Toplulukta az sayıda at vardı. Onu kovaladılar ama (deve) onları yordu. Bir adam ona bir ok attı, Allah da onu durdurdu. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu hayvanların da yabani hayvanlar gibi ürkekleri vardır. Bunlardan size üstün gelen olursa ona böyle yapın.”
Sünen-i Nesâî 4297, Kitap 42, Hadis 35
أَخْبَرَنَا أَحْمَدُ بْنُ سُلَيْمَانَ، قَالَ حَدَّثَنَا حُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ، عَنْ زَائِدَةَ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ مَسْرُوقٍ، عَنْ عَبَايَةَ بْنِ رِفَاعَةَ بْنِ رَافِعٍ، عَنْ رَافِعِ بْنِ خَدِيجٍ، قَالَ بَيْنَمَا نَحْنُ مَعَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي ذِي الْحُلَيْفَةِ مِنْ تِهَامَةَ فَأَصَابُوا إِبِلاً وَغَنَمًا وَرَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي أُخْرَيَاتِ الْقَوْمِ فَعَجَّلَ أَوَّلُهُمْ فَذَبَحُوا وَنَصَبُوا الْقُدُورَ فَدُفِعَ إِلَيْهِمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَمَرَ بِالْقُدُورِ فَأُكْفِئَتْ ثُمَّ قَسَّمَ بَيْنَهُمْ فَعَدَلَ عَشْرًا مِنَ الشَّاءِ بِبَعِيرٍ فَبَيْنَمَا هُمْ كَذَلِكَ إِذْ نَدَّ بَعِيرٌ وَلَيْسَ فِي الْقَوْمِ إِلاَّ خَيْلٌ يَسِيرَةٌ فَطَلَبُوهُ فَأَعْيَاهُمْ فَرَمَاهُ رَجُلٌ بِسَهْمٍ فَحَبَسَهُ اللَّهُ فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ لِهَذِهِ الْبَهَائِمِ أَوَابِدَ كَأَوَابِدِ الْوَحْشِ فَمَا غَلَبَكُمْ مِنْهَا فَاصْنَعُوا بِهِ هَكَذَا " .