Git; eğer onu öldürürsen sen de onun gibi olursun

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4726, Kitap 45, Hadis 21
Sahih
Türkçe meal

Vâil b. Hucr (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında oturuyordum. Bir adam geldi –(getirdiği kişinin) boynunda bir kayış vardı– ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Bu adamla kardeşim bir kuyu kazıyorlardı. Bu, kazmayı kaldırıp arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü” dedi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Onu affet” buyurdu. Adam kabul etmedi ve: “Ey Allah'ın Peygamberi! Bu adamla kardeşim bir kuyu kazıyorlardı; bu, kazmayı kaldırıp arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü” dedi. “Onu affet” buyurdu. Yine kabul etmedi. Sonra kalkıp: “Ey Allah'ın Resûlü! Bu adamla kardeşim bir kuyu kazıyorlardı; bu, kazmayı kaldırıp –(râvi) sanırım şöyle dedi– arkadaşının başına vurdu ve onu öldürdü” dedi. “Onu affet” buyurdu. Kabul etmedi. “Git; eğer onu öldürürsen sen de onun gibi olursun” buyurdu. Adam onu alıp çıktı ve uzaklaştı. Biz ona: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) ne dediğini duymuyor musun?” diye seslendik. Geri dönüp: “Onu öldürürsem onun gibi mi olurum?” dedi. “Evet, affet” buyurdu. Bunun üzerine (katil) kayışını sürükleyerek çıktı ve sonunda gözümüzden kayboldu.

Sünen-i Nesâî 4726, Kitap 45, Hadis 21

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عَمْرُو بْنُ مَنْصُورٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَفْصُ بْنُ عُمَرَ، - وَهُوَ الْحَوْضِيُّ - قَالَ حَدَّثَنَا جَامِعُ بْنُ مَطَرٍ، عَنْ عَلْقَمَةَ بْنِ وَائِلٍ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ قَاعِدًا عِنْدَ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَ رَجُلٌ فِي عُنُقِهِ نِسْعَةٌ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ فَضَرَبَ بِهِ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى وَقَالَ يَا نَبِيَّ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ فَضَرَبَ بِهِ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى ثُمَّ قَامَ فَقَالَ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ هَذَا وَأَخِي كَانَا فِي جُبٍّ يَحْفِرَانِهَا فَرَفَعَ الْمِنْقَارَ - أُرَاهُ قَالَ - فَضَرَبَ رَأْسَ صَاحِبِهِ فَقَتَلَهُ . فَقَالَ " اعْفُ عَنْهُ " . فَأَبَى قَالَ " اذْهَبْ إِنْ قَتَلْتَهُ كُنْتَ مِثْلَهُ " . فَخَرَجَ بِهِ حَتَّى جَاوَزَ فَنَادَيْنَاهُ أَمَا تَسْمَعُ مَا يَقُولُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَرَجَعَ فَقَالَ إِنْ قَتَلْتُهُ كُنْتُ مِثْلَهُ قَالَ " نَعَمِ اعْفُ " . فَخَرَجَ يَجُرُّ نِسْعَتَهُ حَتَّى خَفِيَ عَلَيْنَا .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4726 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü