İsrâiloğulları arasında kısas vardı, diyet yoktu; Allah bu ümmete diyeti hafifletme olarak verdi.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 4781, Kitap 45, Hadis 76
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

İsrâiloğulları arasında kısas vardı, diyet yoktu. Bunun üzerine Allah (azze ve celle) şu âyeti indirdi: “Öldürülenler hakkında size kısas farz kılındı: Hüre hür, köleye köle, kadına kadın...” “...Kime kardeşi tarafından bir şey bağışlanırsa, artık örfe uygun olarak (diyetin) takibi ve ona güzellikle ödenmesi gerekir” sözüne kadar. Af, kasten öldürmede diyeti kabul etmektir. “Örfe uygun takip”: Bu (diyet alacak kişi) onu örfe uygun şekilde takip eder; “güzellikle ödeme”: Bu da (katil) onu güzellikle öder. “Bu, Rabbinizden bir hafifletme ve rahmettir.” (Bakara 2/178) Yani sizden öncekilere farz kılınana göre (bir hafifletmedir); o yalnızca kısastı, diyet değildi.

Sünen-i Nesâî 4781, Kitap 45, Hadis 76

Arapça metin
قَالَ الْحَارِثُ بْنُ مِسْكِينٍ قِرَاءَةً عَلَيْهِ وَأَنَا أَسْمَعُ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ عَمْرٍو، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ كَانَ فِي بَنِي إِسْرَائِيلَ الْقِصَاصُ وَلَمْ تَكُنْ فِيهِمُ الدِّيَةُ فَأَنْزَلَ اللَّهُ عَزَّ وَجَلَّ { كُتِبَ عَلَيْكُمُ الْقِصَاصُ فِي الْقَتْلَى الْحُرُّ بِالْحُرِّ وَالْعَبْدُ بِالْعَبْدِ وَالأُنْثَى بِالأُنْثَى } إِلَى قَوْلِهِ { فَمَنْ عُفِيَ لَهُ مِنْ أَخِيهِ شَىْءٌ فَاتِّبَاعٌ بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاءٌ إِلَيْهِ بِإِحْسَانٍ } فَالْعَفْوُ أَنْ يَقْبَلَ الدِّيَةَ فِي الْعَمْدِ وَاتِّبَاعٌ بِمَعْرُوفٍ يَقُولُ يَتَّبِعُ هَذَا بِالْمَعْرُوفِ وَأَدَاءٌ بِإِحْسَانٍ وَيُؤَدِّي هَذَا بِإِحْسَانٍ { ذَلِكَ تَخْفِيفٌ مِنْ رَبِّكُمْ وَرَحْمَةٌ } مِمَّا كُتِبَ عَلَى مَنْ كَانَ قَبْلَكُمْ إِنَّمَا هُوَ الْقِصَاصُ لَيْسَ الدِّيَةَ .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 4781 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü