Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Bu Cebrâil'dir (aleyhisselâm); size dininizi öğretmek için geldi.” (Cebrâil) sabahı tan yeri ağardığında kıldı; öğleyi güneş zevale erdiğinde kıldı; sonra ikindiyi gölgeyi (her şeyin) kendisi kadar gördüğünde kıldı; sonra akşamı güneş battığında ve oruçlunun iftar etmesi helal olduğunda kıldı; sonra yatsıyı gecenin şafağı kaybolduğunda kıldı. Sonra ertesi gün ona geldi; ona sabahı ortalık biraz aydınlandığında kıldırdı; sonra ona öğleyi gölge kendisi kadar olduğunda kıldırdı; sonra ikindiyi gölge kendisinin iki misli olduğunda kıldı; sonra akşamı aynı vakitte, güneş battığında ve oruçlunun iftar etmesi helal olduğunda kıldı; sonra yatsıyı geceden bir süre geçtiğinde kıldı. Sonra şöyle dedi: “Namaz (vakti), dünkü namazınla bugünkü namazın arasındadır.”
Sünen-i Nesâî 502, Kitap 6, Hadis 9