Ey Fâtıma, insanların 'Resûlullah'ın kızının elinde ateşten bir zincir var' demesi seni aldatıyor mu?

Kaynak
Sünen-i Nesâî 5140, Kitap 48, Hadis 101
Sahih
Türkçe meal

Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) azatlısı Sevbân (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Hübeyre'nin kızı, elinde fetah —(ravi) dedi ki: Babamın kitabında böyle; yani iri yüzükler— olduğu hâlde Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) geldi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) onun eline vurmaya başladı. Bunun üzerine kadın, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kızı Fâtıma'nın yanına girdi ve Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine yaptığını ona şikâyet etti. Fâtıma boynundaki altından bir zinciri çıkardı ve: “Bunu bana Ebû Hasan hediye etti” dedi. Zincir elindeyken Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) içeri girdi ve: “Ey Fâtıma! İnsanların 'Resûlullah'ın kızının elinde ateşten bir zincir var' demesi seni aldatıyor mu (hoşuna mı gidiyor)?” buyurdu. Sonra oturmadan çıkıp gitti. Fâtıma zinciri çarşıya gönderip sattı ve parasıyla bir köle (gulâm) satın aldı —(ravi) bir defasında “abd” dedi ve bu anlamda bir kelime zikretti— ve onu azat etti. Bu durum (Peygamber'e) anlatılınca: “Fâtıma'yı ateşten kurtaran Allah'a hamdolsun” buyurdu.

Sünen-i Nesâî 5140, Kitap 48, Hadis 101

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ سَعِيدٍ، قَالَ حَدَّثَنَا مُعَاذُ بْنُ هِشَامٍ، قَالَ حَدَّثَنِي أَبِي، عَنْ يَحْيَى بْنِ أَبِي كَثِيرٍ، قَالَ حَدَّثَنِي زَيْدٌ، عَنْ أَبِي سَلاَّمٍ، عَنْ أَبِي أَسْمَاءَ الرَّحَبِيِّ، أَنَّ ثَوْبَانَ، مَوْلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَدَّثَهُ قَالَ جَاءَتْ بِنْتُ هُبَيْرَةَ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَفِي يَدِهَا فَتَخٌ - فَقَالَ كَذَا فِي كِتَابِ أَبِي أَىْ خَوَاتِيمَ ضِخَامٍ - فَجَعَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَضْرِبُ يَدَهَا فَدَخَلَتْ عَلَى فَاطِمَةَ بِنْتِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم تَشْكُو إِلَيْهَا الَّذِي صَنَعَ بِهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَانْتَزَعَتْ فَاطِمَةُ سِلْسِلَةً فِي عُنُقِهَا مِنْ ذَهَبٍ وَقَالَتْ هَذِهِ أَهْدَاهَا إِلَىَّ أَبُو حَسَنٍ فَدَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَالسِّلْسِلَةُ فِي يَدِهَا فَقَالَ " يَا فَاطِمَةُ أَيَغُرُّكِ أَنْ يَقُولَ النَّاسُ ابْنَةُ رَسُولِ اللَّهِ وَفِي يَدِهَا سِلْسِلَةٌ مِنْ نَارٍ " . ثُمَّ خَرَجَ وَلَمْ يَقْعُدْ فَأَرْسَلَتْ فَاطِمَةُ بِالسِّلْسِلَةِ إِلَى السُّوقِ فَبَاعَتْهَا وَاشْتَرَتْ بِثَمَنِهَا غُلاَمًا - وَقَالَ مَرَّةً عَبْدًا - وَذَكَرَ كَلِمَةً مَعْنَاهَا فَأَعْتَقَتْهُ فَحُدِّثَ بِذَلِكَ فَقَالَ " الْحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَنْجَى فَاطِمَةَ مِنَ النَّارِ " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 5140 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü