Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında oturuyordum. Bir kadın ona gelip: “Ey Allah'ın Resûlü! Altından iki bilezik (ne dersin)?” dedi. (Peygamber): “Ateşten iki bilezik” buyurdu. Kadın: “Ey Allah'ın Resûlü! Altından bir gerdanlık?” dedi. “Ateşten bir gerdanlık” buyurdu. Kadın: “Altından iki küpe?” dedi. “Ateşten iki küpe” buyurdu. (Ravi) dedi ki: Kadının üzerinde altından iki bilezik vardı; onları attı ve: “Ey Allah'ın Resûlü! Kadın kocası için süslenmezse onun gözünden düşer” dedi. (Peygamber) şöyle buyurdu: “Sizden birinizi gümüşten iki küpe yapıp sonra onu zafranla ya da abîr (bir tür koku) ile sarartmaktan alıkoyan nedir?”
Lafız İbn Harb'e aittir.
Sünen-i Nesâî 5142, Kitap 48, Hadis 103
أَخْبَرَنَا إِسْحَاقُ بْنُ شَاهِينَ الْوَاسِطِيُّ، قَالَ أَنْبَأَنَا خَالِدٌ، عَنْ مُطَرِّفٍ، ح وَأَنْبَأَنَا أَحْمَدُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا أَسْبَاطٌ، عَنْ مُطَرِّفٍ، عَنْ أَبِي الْجَهْمِ، عَنْ أَبِي زَيْدٍ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ كُنْتُ قَاعِدًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَأَتَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ سِوَارَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " سِوَارَانِ مِنْ نَارٍ " . قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ طَوْقٌ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " طَوْقٌ مِنْ نَارٍ " . قَالَتْ قُرْطَيْنِ مِنْ ذَهَبٍ . قَالَ " قُرْطَيْنِ مِنْ نَارٍ " . قَالَ وَكَانَ عَلَيْهِمَا سِوَارَانِ مِنْ ذَهَبٍ فَرَمَتْ بِهِمَا قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّ الْمَرْأَةَ إِذَا لَمْ تَتَزَيَّنْ لِزَوْجِهَا صَلِفَتْ عِنْدَهُ . قَالَ " مَا يَمْنَعُ إِحْدَاكُنَّ أَنْ تَصْنَعَ قُرْطَيْنِ مِنْ فِضَّةٍ ثُمَّ تُصَفِّرَهُ بِزَعْفَرَانٍ أَوْ بِعَبِيرٍ " . اللَّفْظُ لاِبْنِ حَرْبٍ .