Nâfi' şöyle rivayet etti:
Abdullah b. Ömer ile birlikte, kendisine ait bir araziye gitmek istediği bir yolculuğa çıktım. Derken biri gelip ona: “Safiyye bint Ebû Ubeyd ölmek üzere, ona yetişmeye bak” dedi. Bunun üzerine hızla yola çıktı; yanında onunla birlikte yol alan Kureyş'ten bir adam vardı. Güneş battı, fakat namazı kılmadı. Oysa onu namazı titizlikle koruyan biri olarak bilirdim. Gecikince: “Namaz! Allah sana rahmet etsin” dedim. Bana döndü ve yoluna devam etti. Nihayet şafağın sonuna gelince indi ve akşamı kıldı. Sonra şafak kaybolmuşken yatsı için kamet getirdi ve bize kıldırdı. Sonra bize dönüp şöyle dedi: “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) yolculukta acele etmesi gerektiğinde böyle yapardı.”
Sünen-i Nesâî 595, Kitap 6, Hadis 102