Birinize kaçırmaktan korktuğu bir iş çıkarsa namazı böyle birleştirerek kılsın.

Kaynak
Sünen-i Nesâî 597, Kitap 6, Hadis 104
Sahih
Türkçe meal

Kesîr b. Kâravendâ şöyle rivayet etti:

Sâlim b. Abdullah'a yolculukta namazı sorduk ve: “Abdullah (b. Ömer) yolculukta namazlardan herhangi birini birleştirir miydi?” dedik. “Hayır, yalnız Cem'de (Müzdelife'de)” dedi. Sonra (bir başka sefer) yanına geldim, şöyle anlattı: “Safiyye onun nikâhı altındaydı. Ona: ‘Dünyanın son, âhiretin ilk günündeyim’ diye haber gönderdi. Bunun üzerine bindi, ben de yanındaydım. Hızla yol aldı; nihayet namaz vakti girdi. Müezzin ona: ‘Namaz, ey Ebû Abdurrahmân!’ dedi. O ise yürüdü; nihayet iki namaz(ın vakti) arasına gelince indi ve müezzine: ‘Kamet getir; öğleden selam verince yerinde (hemen) yine kamet getir’ dedi. Müezzin kamet getirdi; o da öğleyi iki rekât kıldı, sonra selam verdi. Sonra (müezzin) yerinde kamet getirdi; o da ikindiyi iki rekât kıldı. Sonra binip hızla yol aldı; nihayet güneş battı. Müezzin ona: ‘Namaz, ey Ebû Abdurrahmân!’ dedi. ‘İlk yaptığın gibi (yap)’ dedi. Yürüdü; nihayet yıldızlar iyice görününce indi ve: ‘Kamet getir; selam verince yine kamet getir’ dedi. Akşamı üç rekât kıldı. Sonra (müezzin) yerinde kamet getirdi; o da son yatsıyı kıldı, sonra yüzünün karşısına doğru tek bir selam verdi. Sonra şöyle dedi: ‘Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu: Birinize kaçırmaktan korktuğu bir iş çıkarsa bu namazı (böyle) kılsın.’”

Sünen-i Nesâî 597, Kitap 6, Hadis 104

Arapça metin
أَخْبَرَنَا عَبْدَةُ بْنُ عَبْدِ الرَّحِيمِ، قَالَ حَدَّثَنَا ابْنُ شُمَيْلٍ، قَالَ حَدَّثَنَا كَثِيرُ بْنُ قَارَوَنْدَا، قَالَ سَأَلْنَا سَالِمَ بْنَ عَبْدِ اللَّهِ عَنِ الصَّلاَةِ، فِي السَّفَرِ فَقُلْنَا أَكَانَ عَبْدُ اللَّهِ يَجْمَعُ بَيْنَ شَىْءٍ مِنَ الصَّلَوَاتِ فِي السَّفَرِ فَقَالَ لاَ إِلاَّ بِجَمْعٍ ثُمَّ أَتَيْتُهُ فَقَالَ كَانَتْ عِنْدَهُ صَفِيَّةُ فَأَرْسَلَتْ إِلَيْهِ أَنِّي فِي آخِرِ يَوْمٍ مِنَ الدُّنْيَا وَأَوَّلِ يَوْمٍ مِنَ الآخِرَةِ . فَرَكِبَ وَأَنَا مَعَهُ فَأَسْرَعَ السَّيْرَ حَتَّى حَانَتِ الصَّلاَةُ فَقَالَ لَهُ الْمُؤَذِّنُ الصَّلاَةَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ . فَسَارَ حَتَّى إِذَا كَانَ بَيْنَ الصَّلاَتَيْنِ نَزَلَ فَقَالَ لِلْمُؤَذِّنِ أَقِمْ فَإِذَا سَلَّمْتُ مِنَ الظُّهْرِ فَأَقِمْ مَكَانَكَ . فَأَقَامَ فَصَلَّى الظُّهْرَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ سَلَّمَ ثُمَّ أَقَامَ مَكَانَهُ فَصَلَّى الْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ ثُمَّ رَكِبَ فَأَسْرَعَ السَّيْرَ حَتَّى غَابَتِ الشَّمْسُ فَقَالَ لَهُ الْمُؤَذِّنُ الصَّلاَةَ يَا أَبَا عَبْدِ الرَّحْمَنِ . فَقَالَ كَفِعْلِكَ الأَوَّلِ . فَسَارَ حَتَّى إِذَا اشْتَبَكَتِ النُّجُومُ نَزَلَ فَقَالَ أَقِمْ فَإِذَا سَلَّمْتُ فَأَقِمْ . فَصَلَّى الْمَغْرِبَ ثَلاَثًا ثُمَّ أَقَامَ مَكَانَهُ فَصَلَّى الْعِشَاءَ الآخِرَةَ ثُمَّ سَلَّمَ وَاحِدَةً تِلْقَاءَ وَجْهِهِ ثُمَّ قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِذَا حَضَرَ أَحَدَكُمْ أَمْرٌ يَخْشَى فَوْتَهُ فَلْيُصَلِّ هَذِهِ الصَّلاَةَ " .

Hata bildir

Sünen-i Nesâî 597 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü