Abdullah b. Mes'ûd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Abdullah şöyle derdi: Yarın Allah'a (azze ve celle) Müslüman olarak kavuşmak kimi sevindirirse, ezan okunan yerde bu beş vakit namazı devamlı kılsın. Çünkü Allah (azze ve celle) Peygamberi (sallallahu aleyhi ve sellem) için hidayet yollarını belirlemiştir; bu namazlar da hidayet yollarındandır. Sanırım içinizde evinde namaz kıldığı bir namazgâhı olmayan kimse yoktur. Eğer evlerinizde kılıp mescitlerinizi terk ederseniz, Peygamberinizin sünnetini terk etmiş olursunuz. Peygamberinizin sünnetini terk ederseniz de sapıtırsınız. Abdest alıp abdestini güzel alan, sonra bir namaza yürüyen hiçbir Müslüman kul yoktur ki, Allah (azze ve celle) attığı her adım karşılığında ona bir sevap yazmasın, yahut onunla bir derecesini yükseltmesin ya da onunla bir günahını örtmesin. Biz (mescide giderken) adımlarımızı sık sık atardık. Gördüm ki ondan (cemaatten), nifakı bilinen bir münafıktan başkası geri kalmazdı. Andolsun, (hasta) bir adamın iki kişi arasında taşınarak getirildiğini ve safa durdurulduğunu gördüm.
Sünen-i Nesâî 849, Kitap 10, Hadis 73