Ravi
Yahyâ bin Eyyûb
Yahyâ b. Eyyûb el-Makâbirî
يحيى بن أيوب المقابري
Hadisler
2162 b
Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı altıdır.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimSelâm
2164 a
Yahudi es-sâmu aleyküm derse sen de ona aleyke de.
Abdullah b. Ömer
Sahîh-i MüslimSelâm
2192 a
Ailesinden biri hastalandığında Resûlullah muavvizât sûreleriyle ona üflerdi.
Âişe
Sahîh-i MüslimSelâm
2215 c
Hiçbir hastalık yoktur ki çörek otunda ondan bir şifa bulunmasın; ölüm müstesna.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimSelâm
2220 d
Hastalık bulaşması, hâme, nev' ve safer yoktur.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimSelâm
2249 a
Hiçbiriniz ‘kulum, câriyem’ demesin; hepiniz Allah'ın kullarısınız.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimEdebe ve Başka Konulara Dair Sözler (Elfâz)
2286 c
Ben o kerpicim ve ben peygamberlerin sonuncusuyum.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2347 b
Rebîa tarikiyle: Resûlullah ezher idi; başında ve sakalında yirmi ak kıl yoktu.
Sahîh-i MüslimFaziletler (Peygamber'in Faziletleri)
2401
Meleklerin kendisinden hayâ ettiği bir adamdan ben hayâ etmeyeyim mi?
Âişe
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2426 a
Onun emîrliğini eleştiriyorsanız, daha önce babasının emîrliğini de eleştiriyordunuz.
Abdullah b. Ömer
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2518 a
Gıfâr'ı Allah bağışlasın, Eslem'e selamet versin; Usayye ise Allah'a ve Resûlüne isyan etti.
Abdullah b. Ömer
Sahîh-i MüslimSahâbenin Faziletleri
2582
Kıyamet günü haklar mutlaka sahiplerine ödenecektir; boynuzsuz koyun için boynuzludan kısas alınacaktır.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2587
Birbirine söven iki kişinin söylediklerinin günahı, mazlum haddi aşmadıkça ilk başlayanın üzerinedir.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2588
Sadaka maldan hiçbir şey eksiltmez; Allah için tevazu göstereni Allah yüceltir.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
2589
Gıybet, kardeşini hoşlanmayacağı bir şeyle anmandır.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i Müslimİyilik, Akrabayı Gözetme ve Âdâb (Birr ve Sıla)
157 h
Alâ, Sâlim, Hemmâm ve Ebû Yûnus tarikiyle: Zaman yaklaşır, ilim alınır ve herc çoğalır.
Sahîh-i Müslimİlim
2674
Kim hidayete çağırırsa, ona uyanların ecirleri kadar ecir onun için vardır.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i Müslimİlim
2679 a
Dua eden isteğinde kesin olsun, arzusunu büyük tutsun; Allah'a verdiği hiçbir şey büyük gelmez.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimZikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar
2706 a
Allah'ım! Acizlikten, tembellikten, korkaklıktan, düşkün ihtiyarlıktan ve cimrilikten sana sığınırım.
Enes b. Mâlik
Sahîh-i MüslimZikir, Dua, Tövbe ve İstiğfar
2752 b
Allah yüz rahmet yarattı; birini mahlûkatı arasına koydu, kalanını kendi katında sakladı.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimTövbe
2755
Kâfir Allah katındaki rahmeti bilseydi, hiç kimse O'nun cennetinden ümit kesmezdi.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimTövbe
2811 a
Ağaçlar arasında öyle bir ağaç vardır ki yaprağı dökülmez; o, Müslümanın misalidir.
Abdullah b. Ömer
Sahîh-i MüslimKıyamet, Cennet ve Cehennemin Vasfı
2844 a
Bu, yetmiş yıl önce cehenneme atılmış bir taştır; şimdi dibine ulaştı.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2867
Bu ümmet kabirlerinde imtihan olunur.
Ebû Saîd el-Hudrî, Zeyd b. Sâbit'ten
Sahîh-i MüslimCennet, Nimetlerinin ve Ehlinin Vasfı
2947 a
Altı şey gelmeden önce amellerde acele edin: Güneşin battığı yerden doğması, duman, Deccâl ve Dâbbe
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimFitneler ve Kıyamet Alametleri
2980 a
Azaba uğratılmış bu kavmin yanına ancak ağlayarak girin.
Abdullah b. Ömer
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
2994
Esnemek şeytandandır; biriniz esnediğinde gücü yettiği kadar onu tutsun.
Ebû Hüreyre
Sahîh-i MüslimZühd ve Rekâik (Kalpleri Yumuşatan Sözler)
3086
Hasan el-Basrî: Rikâz, eski zamanlardan kalma definedir.
Hasan el-Basrî
Sünen-i Ebû DâvûdHarac, İmâret (Yönetim) ve Fey
4609
Kim hidayete çağırırsa, kendisine uyanların ecirleri kadar ecir onun olur.
Ebû Hüreyre
Sünen-i Ebû DâvûdSünnet
5188
Nâfi' b. Abdülhâris: Bahçede bana kapıyı tut buyurdu; kapı çalındı, ben de kim o, dedim.
Nâfi' b. Abdülhâris
Sünen-i Ebû DâvûdEdep