Saîd b. Ebû Arûbe şöyle rivayet etti:
Öncekinin benzerini rivayet etti, fakat onu merfû olarak nakletmedi. Bu daha sahihtir.
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis mahfûz değildir. Onu, Abdula'lâ'nın Saîd'den, onun Katâde'den merfû olarak rivayet ettiği dışında merfû olarak rivayet eden kimseyi bilmiyoruz. Bu hadis Abdula'lâ'dan, o da Saîd'den mevkûf olarak da rivayet edilmiştir. Sahih olan, İbn Abbâs'ın kendi sözü olarak rivayet edilen “Şâhitsiz nikâh olmaz” sözüdür. Katâde'nin talebeleri de Katâde'den, o Câbir b. Zeyd'den, o da İbn Abbâs'tan “Şâhitsiz nikâh olmaz” şeklinde böyle rivayet etmişlerdir. Birçok kişi de Saîd b. Ebû Arûbe'den bunun benzerini mevkûf olarak böyle rivayet etmiştir. Bu babda İmrân b. Husayn'dan, Enes'ten ve Ebû Hüreyre'den de rivayet vardır. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashâbından ilim ehli, onlardan sonra gelen tâbiîn ve diğerleri buna göre amel ederler; “Şâhitler olmadan nikâh olmaz” demişlerdir. Geçmişte onlardan hiç kimse bu konuda ihtilaf etmemiştir; ancak sonraki ilim ehlinden bir topluluk müstesnadır. İlim ehli, ancak şâhitlerin birbiri ardınca şâhitlik etmesi durumunda ihtilaf etmiştir. Kûfe ehli ve diğerlerinden ilim ehlinin çoğunluğu şöyle demiştir: İki şâhit nikâh akdi sırasında birlikte şâhitlik etmedikçe nikâh caiz olmaz. Medine ehlinden bazıları ise, şâhitler birbiri ardınca şâhit tutulduğunda, nikâhı ilan ettikleri takdirde bunun caiz olduğu görüşündedir. Mâlik b. Enes'in ve başkasının görüşü budur. İshâk da Medine ehlinden naklettiği hususta böyle söylemiştir. Bazı ilim ehli de nikâhta bir erkek ile iki kadının şâhitliğinin caiz olduğunu söylemiştir. Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur.
Câmiu't-Tirmizî 1104, Kitap 11, Hadis 25