Ezberindeki Kur'ân karşılığında onu sana nikâhladım.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1114, Kitap 11, Hadis 35
Sahih
Türkçe meal

Sehl b. Sa'd es-Sâidî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) bir kadın geldi ve: “Ben kendimi sana hibe ettim” dedi. Sonra uzun süre ayakta durdu. Bir adam: “Ey Allah'ın Resûlü! Eğer senin ona ihtiyacın yoksa onu bana nikâhla” dedi. (Resûlullah): “Ona mehir olarak verebileceğin bir şeyin var mı?” diye sordu. Adam: “Şu izârımdan başka bir şeyim yok” dedi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “İzârını ona verirsen izârsız oturursun. Başka bir şey ara” buyurdu. Adam: “Bulamıyorum” dedi. (Resûlullah): “Demirden bir yüzük bile olsa ara” buyurdu. (Sehl) dedi ki: Adam aradı, fakat bir şey bulamadı. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem): “Kur'ân'dan ezberinde bir şey var mı?” diye sordu. Adam: “Evet, şu sûre ve şu sûre” dedi ve bazı sûrelerin adını saydı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de: “Ezberindeki Kur'ân karşılığında onu sana nikâhladım” buyurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Şâfiî bu hadisi esas alarak şöyle demiştir: Erkeğin mehir olarak verebileceği bir şeyi yoksa ve kadınla Kur'ân'dan bir sûre karşılığında evlenirse nikâh caizdir; ona Kur'ân'dan bir sûre öğretir. Bazı ilim ehli ise şöyle demiştir: Nikâh caizdir, ona mehr-i misil verilir. Kûfe ehlinin, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur.

Câmiu't-Tirmizî 1114, Kitap 11, Hadis 35

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا إِسْحَاقُ بْنُ عِيسَى، وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ نَافِعٍ الصَّائِغُ، قَالاَ أَخْبَرَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي حَازِمِ بْنِ دِينَارٍ، عَنْ سَهْلِ بْنِ سَعْدٍ السَّاعِدِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَاءَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ إِنِّي وَهَبْتُ نَفْسِي لَكَ . فَقَامَتْ طَوِيلاً فَقَالَ رَجُلٌ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَزَوِّجْنِيهَا إِنْ لَمْ تَكُنْ لَكَ بِهَا حَاجَةٌ . فَقَالَ " هَلْ عِنْدَكَ مِنْ شَيْءٍ تُصْدِقُهَا " . فَقَالَ مَا عِنْدِي إِلاَّ إِزَارِي هَذَا . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِزَارَكَ إِنْ أَعْطَيْتَهَا جَلَسْتَ وَلاَ إِزَارَ لَكَ فَالْتَمِسْ شَيْئًا " قَالَ مَا أَجِدُ . قَالَ " فَالْتَمِسْ وَلَوْ خَاتَمًا مِنْ حَدِيدٍ " . قَالَ فَالْتَمَسَ فَلَمْ يَجِدْ شَيْئًا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " هَلْ مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ شَيْءٌ " . قَالَ نَعَمْ سُورَةُ كَذَا وَسُورَةُ كَذَا . لِسُوَرٍ سَمَّاهَا فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " زَوَّجْتُكَهَا بِمَا مَعَكَ مِنَ الْقُرْآنِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ ذَهَبَ الشَّافِعِيُّ إِلَى هَذَا الْحَدِيثِ فَقَالَ إِنْ لَمْ يَكُنْ لَهُ شَيْءٌ يُصْدِقُهَا وَتَزَوَّجَهَا عَلَى سُورَةٍ مِنَ الْقُرْآنِ فَالنِّكَاحُ جَائِزٌ وَيُعَلِّمُهَا سُورَةً مِنَ الْقُرْآنِ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ النِّكَاحُ جَائِزٌ وَيَجْعَلُ لَهَا صَدَاقَ مِثْلِهَا . وَهُوَ قَوْلُ أَهْلِ الْكُوفَةِ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1114 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü