Fâtıma bint Kays'a Ebû Cehm ile Muâviye talip oldu; Üsâme ile evlendi ve Allah ona bereket verdi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1135, Kitap 11, Hadis 57
Sahih
Türkçe meal

Ebû Bekr b. Ebü'l-Cehm şöyle rivayet etti:

Ben ve Ebû Seleme b. Abdurrahman, Fâtıma bint Kays'ın yanına girdik. Bize, kocasının kendisini üç talakla boşadığını ve ona ne mesken ne de nafaka verdiğini anlattı. (Fâtıma) dedi ki: “(Kocam) amcasının oğlunun yanında benim için on kafîz bıraktı; beşi arpa, beşi buğday. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. ‘Doğru yapmış’ buyurdu. Bana iddetimi Ümmü Şerîk'in evinde beklememi emretti. Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: ‘Ümmü Şerîk'in evi, muhacirlerin sıkça uğradığı bir evdir. Sen iddetini İbn Ümmü Mektûm'un evinde bekle; olur ki elbiselerini çıkarırsın, o da seni görmez. İddetin bitince biri sana talip olursa bana haber ver.’ İddetim bitince Ebû Cehm ve Muâviye bana talip oldular. Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona anlattım. Şöyle buyurdu: ‘Muâviye'ye gelince, o malı olmayan bir adamdır. Ebû Cehm ise kadınlara karşı sert bir adamdır.’ Sonra Üsâme b. Zeyd bana talip oldu ve benimle evlendi. Allah bana Üsâme'de bereket verdi.”

(Tirmizî dedi ki:) Bu hadis sahihtir. Süfyân es-Sevrî de bunu Ebû Bekr b. Ebü'l-Cehm'den bu hadisin benzeri olarak rivayet etmiş ve şunu ilave etmiştir: “Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bana, ‘Üsâme ile evlen’ buyurdu.” (Tirmizî bunu) Mahmûd b. Gaylân'dan, o Vekî'den, o Süfyân'dan, o da Ebû Bekr b. Ebü'l-Cehm'den bu şekilde rivayet etti.

Câmiu't-Tirmizî 1135, Kitap 11, Hadis 57

Arapça metin
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، قَالَ أَنْبَأَنَا شُعْبَةُ، قَالَ أَخْبَرَنِي أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي الْجَهْمِ، قَالَ دَخَلْتُ أَنَا وَأَبُو سَلَمَةَ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ عَلَى فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ فَحَدَّثَتْنَا أَنَّ زَوْجَهَا طَلَّقَهَا ثَلاَثًا وَلَمْ يَجْعَلْ لَهَا سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةً . قَالَتْ وَوَضَعَ لِي عَشَرَةَ أَقْفِزَةٍ عِنْدَ ابْنِ عَمٍّ لَهُ خَمْسَةً شَعِيرًا وَخَمْسَةً بُرًّا . قَالَتْ فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ . قَالَتْ فَقَالَ " صَدَقَ " . قَالَتْ فَأَمَرَنِي أَنْ أَعْتَدَّ فِي بَيْتِ أُمِّ شَرِيكٍ ثُمَّ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ بَيْتَ أُمِّ شَرِيكٍ بَيْتٌ يَغْشَاهُ الْمُهَاجِرُونَ وَلَكِنِ اعْتَدِّي فِي بَيْتِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَعَسَى أَنْ تُلْقِي ثِيَابَكِ فَلاَ يَرَاكِ فَإِذَا انْقَضَتْ عِدَّتُكِ فَجَاءَ أَحَدٌ يَخْطُبُكِ فَآذِنِينِي " . فَلَمَّا انْقَضَتْ عِدَّتِي خَطَبَنِي أَبُو جَهْمٍ وَمُعَاوِيَةُ . قَالَتْ فَأَتَيْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَذَكَرْتُ ذَلِكَ لَهُ فَقَالَ " أَمَّا مُعَاوِيَةُ فَرَجُلٌ لاَ مَالَ لَهُ وَأَمَّا أَبُو جَهْمٍ فَرَجُلٌ شَدِيدٌ عَلَى النِّسَاءِ " . قَالَتْ فَخَطَبَنِي أُسَامَةُ بْنُ زَيْدٍ فَتَزَوَّجَنِي فَبَارَكَ اللَّهُ لِي فِي أُسَامَةَ . هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رَوَاهُ سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ أَبِي الْجَهْمِ، نَحْوَ هَذَا الْحَدِيثِ وَزَادَ فِيهِ فَقَالَ لِيَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " انْكِحِي أُسَامَةَ " .

حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ حَدَّثَنَا وَكِيعٌ عَنْ سُفْيَانَ عَنْ أَبِي بَكْرِ بْنِ أَبِي الْجَهْمِ بِهَذَا .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1135 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü