Karısı varken bakireyle evlenen onun yanında yedi, dulla evlenen üç gece kalır.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1139, Kitap 11, Hadis 61
Sahih
Türkçe meal

Enes b. Mâlik (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Ebû Kılâbe dedi ki:) Dilesem “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu” diyebilirdim; fakat o (Enes) şöyle dedi: “Sünnet şudur: Adam, karısı varken bakire (bikr) bir kadınla evlendiğinde onun yanında yedi (gece) kalır; karısı varken dul (seyyib) bir kadınla evlendiğinde onun yanında üç (gece) kalır.”

(Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ümmü Seleme'den de rivayet vardır. Ebû Îsâ dedi ki: Enes hadisi hasen sahihtir. Muhammed b. İshâk bunu Eyyûb'dan, o Ebû Kılâbe'den, o da Enes'ten merfû olarak rivayet etmiş, bazıları ise merfû olarak rivayet etmemiştir. (Ebû Îsâ) dedi ki: Bazı ilim ehli buna göre amel eder. Şöyle demişlerdir: Adam karısı varken bakire bir kadınla evlenirse onun yanında yedi (gece) kalır, sonra aralarında adaletle paylaştırır; karısı varken dul bir kadınla evlenirse onun yanında üç (gece) kalır. Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur. Tâbiînden bazı ilim ehli ise şöyle demiştir: Karısı varken bakireyle evlenirse onun yanında üç (gece), dul ile evlenirse iki gece kalır. Birinci görüş daha sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 1139, Kitap 11, Hadis 61

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو سَلَمَةَ، يَحْيَى بْنُ خَلَفٍ حَدَّثَنَا بِشْرُ بْنُ الْمُفَضَّلِ، عَنْ خَالِدٍ الْحَذَّاءِ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ، قَالَ لَوْ شِئْتُ أَنْ أَقُولَ، قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم وَلَكِنَّهُ قَالَ السُّنَّةُ إِذَا تَزَوَّجَ الرَّجُلُ الْبِكْرَ عَلَى امْرَأَتِهِ أَقَامَ عِنْدَهَا سَبْعًا وَإِذَا تَزَوَّجَ الثَّيِّبَ عَلَى امْرَأَتِهِ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلاَثًا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أُمِّ سَلَمَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ أَنَسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رَفَعَهُ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْحَاقَ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ عَنْ أَنَسٍ وَلَمْ يَرْفَعْهُ بَعْضُهُمْ . قَالَ وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ بَعْضِ أَهْلِ الْعِلْمِ قَالُوا إِذَا تَزَوَّجَ الرَّجُلُ امْرَأَةً بِكْرًا عَلَى امْرَأَتِهِ أَقَامَ عِنْدَهَا سَبْعًا ثُمَّ قَسَمَ بَيْنَهُمَا بَعْدُ بِالْعَدْلِ وَإِذَا تَزَوَّجَ الثَّيِّبَ عَلَى امْرَأَتِهِ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلاَثًا . وَهُوَ قَوْلُ مَالِكٍ وَالشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنَ التَّابِعِينَ إِذَا تَزَوَّجَ الْبِكْرَ عَلَى امْرَأَتِهِ أَقَامَ عِنْدَهَا ثَلاَثًا وَإِذَا تَزَوَّجَ الثَّيِّبَ أَقَامَ عِنْدَهَا لَيْلَتَيْنِ . وَالْقَوْلُ الأَوَّلُ أَصَحُّ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1139 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü