Ona emret, hanımına dönsün; sonra onu temiz iken ya da hamile iken boşasın.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1176, Kitap 13, Hadis 2
Sahih
Türkçe meal

Sâlim şöyle rivayet etti:

Babası (Abdullah b. Ömer), hanımını hayız hâlinde boşadı. Ömer bunu Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) sordu. O da şöyle buyurdu: “Ona emret, hanımına dönsün; sonra onu temiz iken ya da hamile iken boşasın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Yûnus b. Cübeyr'in İbn Ömer'den rivayet ettiği hadis hasen sahihtir; Sâlim'in İbn Ömer'den rivayet ettiği hadis de böyledir. Bu hadis İbn Ömer'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) birçok yoldan rivayet edilmiştir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından ilim ehli buna göre amel eder: Sünnî talâk, adamın hanımını cinsî münasebette bulunmadığı bir temizlik döneminde (tuhr) boşamasıdır. Bazıları, “Temiz iken onu üç talâkla boşarsa bu da sünnete uygun olur” demiştir; Şâfiî ve Ahmed b. Hanbel'in görüşü budur. Bazıları ise, “Onu birer birer boşamadıkça üç talâk sünnete uygun olmaz” demiştir; Süfyân es-Sevrî ve İshâk'ın görüşü budur. Hamile kadının boşanması hakkında da, “Onu dilediği zaman boşar” demişlerdir; Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur. Bazıları ise, “Onu her ay bir talâkla boşar” demiştir.

Câmiu't-Tirmizî 1176, Kitap 13, Hadis 2

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا وَكِيعٌ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ مُحَمَّدِ بْنِ عَبْدِ الرَّحْمَنِ، مَوْلَى آلِ طَلْحَةَ عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّهُ طَلَّقَ امْرَأَتَهُ فِي الْحَيْضِ فَسَأَلَ عُمَرُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ " مُرْهُ فَلْيُرَاجِعْهَا ثُمَّ لْيُطَلِّقْهَا طَاهِرًا أَوْ حَامِلاً " . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ يُونُسَ بْنِ جُبَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَكَذَلِكَ حَدِيثُ سَالِمٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ أَنَّ طَلاَقَ السُّنَّةِ أَنْ يُطَلِّقَهَا طَاهِرًا مِنْ غَيْرِ جِمَاعٍ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ إِنْ طَلَّقَهَا ثَلاَثًا وَهِيَ طَاهِرٌ فَإِنَّهُ يَكُونُ لِلسُّنَّةِ أَيْضًا . وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ بْنِ حَنْبَلٍ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ لاَ تَكُونُ ثَلاَثًا لِلسُّنَّةِ إِلاَّ أَنْ يُطَلِّقَهَا وَاحِدَةً وَاحِدَةً . وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَإِسْحَاقَ . وَقَالُوا فِي طَلاَقِ الْحَامِلِ يُطَلِّقُهَا مَتَى شَاءَ . وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ يُطَلِّقُهَا عِنْدَ كُلِّ شَهْرٍ تَطْلِيقَةً .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1176 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü