Rükâne b. Abdüyezîd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip “Ey Allah'ın Resûlü! Ben hanımımı bette (kesin talâkla) boşadım” dedim. “Bununla neyi kastettin?” buyurdu. “Bir (talâk)” dedim. “Allah'a yemin eder misin?” buyurdu. “Vallahi (öyle)” dedim. “Öyleyse ne kastettiysen odur” buyurdu.
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadisi ancak bu yoldan biliyoruz. Muhammed'e (Buhârî) bu hadisi sordum; “Onda ızdırab vardır” dedi. İkrime'nin İbn Abbâs'tan rivayetine göre Rükâne hanımını üç talâkla boşamıştır. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından ilim ehli bette talâk konusunda ihtilaf etmiştir: Ömer b. Hattâb'ın betteyi bir talâk saydığı, Ali'nin ise onu üç saydığı rivayet edilmiştir. Bazı ilim ehli, “Bunda adamın niyetine bakılır: Bir niyet ettiyse bir, üç niyet ettiyse üç olur; iki niyet ettiyse ancak bir olur” demiştir. Sevrî ve Kûfe ehlinin görüşü budur. Mâlik b. Enes bette hakkında, “Eğer onunla gerdeğe girmişse üç talâktır” demiştir. Şâfiî ise, “Bir niyet ettiyse bir olur ve kocası ric'at hakkına sahip olur; iki niyet ettiyse iki, üç niyet ettiyse üç olur” demiştir.
Câmiu't-Tirmizî 1177, Kitap 13, Hadis 3