Üç talâkla boşanan Fâtıma bt. Kays'a: Sana ne mesken ne de nafaka vardır.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 1180, Kitap 13, Hadis 6
Sahih
Türkçe meal

Fâtıma bt. Kays (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında kocam beni üç talâkla boşadı. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), “Sana ne mesken ne de nafaka vardır” buyurdu.

Mugîre dedi ki: Bunu İbrâhîm'e anlattım; o da şöyle dedi: Ömer, “Ezberledi mi yoksa unuttu mu bilmediğimiz bir kadının sözü için Allah'ın Kitabını ve Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) sünnetini bırakmayız” dedi. Ömer, (üç talâkla boşanan) kadına mesken ve nafaka hakkı tanırdı.

Şa'bî dedi ki: Fâtıma bt. Kays'ın yanına girdim ve ona Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisi hakkında verdiği hükmü sordum. Şöyle anlattı: Kocası onu bette (kesin talâkla) boşamıştı; o da mesken ve nafaka konusunda onunla davalaştı. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) ona ne mesken ne de nafaka hakkı tanıdı. Dâvûd'un rivayetinde (Fâtıma) şöyle dedi: “Bana, iddetimi İbn Ümmü Mektûm'un evinde beklememi emretti.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bazı ilim ehlinin görüşü budur; Hasan-ı Basrî, Atâ b. Ebû Rebâh ve Şa'bî bunlardandır. Ahmed ve İshâk da bunu söyler. Bunlar, “Kocası ric'at hakkına sahip değilse boşanan kadına mesken de nafaka da yoktur” demişlerdir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bazı ilim ehli —Ömer ve Abdullah bunlardandır—, “Üç talâkla boşanan kadının mesken ve nafaka hakkı vardır” demiştir. Süfyân es-Sevrî ve Kûfe ehlinin görüşü budur. Bazı ilim ehli ise, “Onun mesken hakkı vardır, nafaka hakkı yoktur” demiştir. Mâlik b. Enes, Leys b. Sa'd ve Şâfiî'nin görüşü budur. Şâfiî şöyle demiştir: “Ona mesken hakkını Allah'ın Kitabı gereğince tanıdık. Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: ‘Apaçık bir hayâsızlık yapmaları hâli dışında onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar.’ (Talâk 65/1)” (Âlimler) bunun, kadının kocasının ailesine karşı dilini uzatması (bezâ) olduğunu söylemişlerdir. (Şâfiî) şunu gerekçe göstermiştir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) Fâtıma bt. Kays'a, kocasının ailesine karşı dilini uzattığı için mesken hakkı tanımamıştır. Şâfiî dedi ki: “Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) Fâtıma bt. Kays kıssasındaki hadisi sebebiyle ona nafaka da yoktur.”

Câmiu't-Tirmizî 1180, Kitap 13, Hadis 6

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَنَّادٌ، حَدَّثَنَا جَرِيرٌ، عَنْ مُغِيرَةَ، عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ قَالَتْ فَاطِمَةُ بِنْتُ قَيْسٍ طَلَّقَنِي زَوْجِي ثَلاَثًا عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ سُكْنَى لَكِ وَلاَ نَفَقَةَ " . قَالَ مُغِيرَةُ فَذَكَرْتُهُ لإِبْرَاهِيمَ فَقَالَ قَالَ عُمَرُ لاَ نَدَعُ كِتَابَ اللَّهِ وَسُنَّةَ نَبِيِّنَا صلى الله عليه وسلم لِقَوْلِ امْرَأَةٍ لاَ نَدْرِي أَحَفِظَتْ أَمْ نَسِيَتْ . وَكَانَ عُمَرُ يَجْعَلُ لَهَا السُّكْنَى وَالنَّفَقَةَ .

حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا هُشَيْمٌ، أَنْبَأَنَا حُصَيْنٌ، وَإِسْمَاعِيلُ، وَمُجَالِدٌ، قَالَ هُشَيْمٌ وَحَدَّثَنَا دَاوُدُ، أَيْضًا عَنِ الشَّعْبِيِّ، قَالَ دَخَلْتُ عَلَى فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ فَسَأَلْتُهَا عَنْ قَضَاءِ، رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِيهَا فَقَالَتْ طَلَّقَهَا زَوْجُهَا الْبَتَّةَ فَخَاصَمَتْهُ فِي السُّكْنَى وَالنَّفَقَةِ فَلَمْ يَجْعَلْ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةً . وَفِي حَدِيثِ دَاوُدَ قَالَتْ وَأَمَرَنِي أَنْ أَعْتَدَّ فِي بَيْتِ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَهُوَ قَوْلُ بَعْضِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْهُمُ الْحَسَنُ الْبَصْرِيُّ وَعَطَاءُ بْنُ أَبِي رَبَاحٍ وَالشَّعْبِيُّ وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَقَالُوا لَيْسَ لِلْمُطَلَّقَةِ سُكْنَى وَلاَ نَفَقَةٌ إِذَا لَمْ يَمْلِكْ زَوْجُهَا الرَّجْعَةَ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْهُمْ عُمَرُ وَعَبْدُ اللَّهِ إِنَّ الْمُطَلَّقَةَ ثَلاَثًا لَهَا السُّكْنَى وَالنَّفَقَةُ . وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَأَهْلِ الْكُوفَةِ . وَقَالَ بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ لَهَا السُّكْنَى وَلاَ نَفَقَةَ لَهَا . وَهُوَ قَوْلُ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ وَاللَّيْثِ بْنِ سَعْدٍ وَالشَّافِعِيِّ . وَقَالَ الشَّافِعِيُّ إِنَّمَا جَعَلْنَا لَهَا السُّكْنَى بِكِتَابِ اللَّهِ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى: (لاَ تُخْرِجُوهُنَّ مِنْ بُيُوتِهِنَّ وَلاَ يَخْرُجْنَ إِلاَّ أَنْ يَأْتِينَ بِفَاحِشَةٍ مُبَيِّنَةٍ ) قَالُوا هُوَ الْبَذَاءُ أَنْ تَبْذُوَ عَلَى أَهْلِهَا . وَاعْتَلَّ بِأَنَّ فَاطِمَةَ بِنْتَ قَيْسٍ لَمْ يَجْعَلْ لَهَا النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم السُّكْنَى لِمَا كَانَتْ تَبْذُو عَلَى أَهْلِهَا . قَالَ الشَّافِعِيُّ وَلاَ نَفَقَةَ لَهَا لِحَدِيثِ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي قِصَّةِ حَدِيثِ فَاطِمَةَ بِنْتِ قَيْسٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 1180 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü