Hakîm b. Hizâm (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), yanımda olmayan şeyi satmamı bana yasakladı.
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasendir.
İshâk b. Mansûr dedi ki: Ahmed'e, “Ödünç (selef) ile satışın (bir arada yapılmasının) yasaklanmasının anlamı nedir?” dedim. Şöyle dedi: “Ona bir borç verir, sonra bu borç üzerine onunla, aleyhine fazlalık bulunan bir satış yapar. Şu anlama gelmesi de muhtemeldir: Ona bir şey için selem yapar (peşin öder) ve ‘Bu şey sende hazır olmazsa (verdiğim bedel) senin üzerine bir satış (borcu)dur’ der.” İshâk -yani İbn Râhûye- de onun dediği gibi dedi. Ahmed'e, “Ya tazmini üstlenilmemiş şeyin satışı?” dedim. “Bana göre bu ancak yiyecekte, kabzetmediğin sürece söz konusudur” dedi. İshâk da ölçülen ya da tartılan her şey hakkında onun dediği gibi dedi. Ahmed dedi ki: “Biri, ‘Sana bu elbiseyi satıyorum; dikişi ve ağartılması (kassârlığı) bana ait’ derse, bu, bir satışta iki şart kabîlindendir. ‘Onu sana satıyorum, dikişi bana ait’ veya ‘Onu sana satıyorum, ağartılması bana ait’ derse bunda bir sakınca yoktur; bu yalnızca bir şarttır.” İshâk da onun dediği gibi dedi.
Câmiu't-Tirmizî 1233, Kitap 14, Hadis 33