Onun bir rukye olduğunu sana ne bildirdi? Yiyin ve bana da sizinle birlikte bir pay ayırın.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2064, Kitap 28, Hadis 29
Sahih
Türkçe meal

Ebû Saîd (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından bazı kimseler Araplardan bir kabilenin yanından geçtiler; (kabile halkı) onları ağırlamadı ve misafir etmedi. Derken reisleri hastalandı. Bize gelip, “Yanınızda ilaç var mı?” dediler. “Evet; fakat siz bizi ağırlamadınız ve misafir etmediniz. Bize bir ücret belirlemedikçe (bunu) yapmayız” dedik. Bunun üzerine bunun karşılığında bir sürü koyun belirlediler. (Ebû Saîd) dedi ki: Bizden bir adam ona Fâtihatü'l-Kitâb'ı okumaya başladı; o da iyileşti. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) geldiğimizde bunu kendisine anlattık. “Onun bir rukye olduğunu sana ne bildirdi?” buyurdu. (Ebû Saîd) ondan bir yasaklama zikretmedi. (Peygamber) “Yiyin ve bana da sizinle birlikte bir pay ayırın” buyurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis sahihtir. Bu, A'meş'in Ca'fer b. İyâs'tan rivayetinden daha sahihtir. Birçok kişi bu hadisi bu şekilde Ebû Bişr Ca'fer b. Ebû Vahşiyye'den, o Ebü'l-Mütevekkil'den, o da Ebû Saîd'den rivayet etmiştir. Ca'fer b. İyâs, Ca'fer b. Ebû Vahşiyye'nin ta kendisidir.

Câmiu't-Tirmizî 2064, Kitap 28, Hadis 29

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو مُوسَى، مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى حَدَّثَنِي عَبْدُ الصَّمَدِ بْنُ عَبْدِ الْوَارِثِ، حَدَّثَنَا شُعْبَةُ، حَدَّثَنَا أَبُو بِشْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ أَبَا الْمُتَوَكِّلِ، يُحَدِّثُ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ، أَنَّ نَاسًا، مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مَرُّوا بِحَىٍّ مِنَ الْعَرَبِ فَلَمْ يَقْرُوهُمْ وَلَمْ يُضَيِّفُوهُمْ فَاشْتَكَى سَيِّدُهُمْ فَأَتَوْنَا فَقَالُوا هَلْ عِنْدَكُمْ دَوَاءٌ قُلْنَا نَعَمْ وَلَكِنْ لَمْ تَقْرُونَا وَلَمْ تُضَيِّفُونَا فَلاَ نَفْعَلُ حَتَّى تَجْعَلُوا لَنَا جُعْلاً . فَجَعَلُوا عَلَى ذَلِكَ قَطِيعًا مِنَ الْغَنَمِ . قَالَ فَجَعَلَ رَجُلٌ مِنَّا يَقْرَأُ عَلَيْهِ بِفَاتِحَةِ الْكِتَابِ فَبَرَأَ فَلَمَّا أَتَيْنَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم ذَكَرْنَا ذَلِكَ لَهُ قَالَ " وَمَا يُدْرِيكَ أَنَّهَا رُقْيَةٌ " . وَلَمْ يَذْكُرْ نَهْيًا مِنْهُ وَقَالَ " كُلُوا وَاضْرِبُوا لِي مَعَكُمْ بِسَهْمٍ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ صَحِيحٌ وَهَذَا أَصَحُّ مِنْ حَدِيثِ الأَعْمَشِ عَنْ جَعْفَرِ بْنِ إِيَاسٍ . وَهَكَذَا رَوَى غَيْرُ وَاحِدٍ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ أَبِي بِشْرٍ جَعْفَرِ بْنِ أَبِي وَحْشِيَّةَ عَنْ أَبِي الْمُتَوَكِّلِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ . وَجَعْفَرُ بْنُ إِيَاسٍ هُوَ جَعْفَرُ بْنُ أَبِي وَحْشِيَّةَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2064 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü