Dininde üstününe, dünyasında aşağısındakine bakanı Allah şükreden ve sabreden olarak yazar.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2512, Kitap 37, Hadis 98
Zayıf
Türkçe meal

Abdullah b. Amr (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: “İki haslet vardır ki kimde bulunursa Allah onu şükreden ve sabreden biri olarak yazar; kimde bulunmazsa Allah onu ne şükreden ne de sabreden olarak yazar: Dininde kendisinden üstün olana bakıp ona uyan, dünyasında ise kendisinden aşağıda olana bakıp Allah'ın kendisini ona üstün kıldığı şeye hamdeden kimseyi Allah şükreden ve sabreden olarak yazar. Dininde kendisinden aşağıda olana, dünyasında ise kendisinden üstün olana bakıp kaçırdığı (dünyalık) için üzülen kimseyi de Allah ne şükreden ne de sabreden olarak yazar.”

(Başka bir senetle) Sâlih bir adam olan Mûsâ b. Hizâm, Alî b. İshâk'tan, o Abdullah b. el-Mübârek'ten, o Müsennâ b. Sabbâh'tan, o Amr b. Şuayb'dan, o babasından, o dedesinden, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) benzerini rivayet etti.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen garîbdir. Süveyd b. Nasr, rivayetinde “babasından” ifadesini zikretmemiştir.

Câmiu't-Tirmizî 2512, Kitap 37, Hadis 98

Arapça metin
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا ابْنُ الْمُبَارَكِ، عَنِ الْمُثَنَّى بْنِ الصَّبَّاحِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ جَدِّهِ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو، قَالَ سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " خَصْلَتَانِ مَنْ كَانَتَا فِيهِ كَتَبَهُ اللَّهُ شَاكِرًا صَابِرًا وَمَنْ لَمْ تَكُونَا فِيهِ لَمْ يَكْتُبْهُ اللَّهُ شَاكِرًا وَلاَ صَابِرًا مَنْ نَظَرَ فِي دِينِهِ إِلَى مَنْ هُوَ فَوْقَهُ فَاقْتَدَى بِهِ وَنَظَرَ فِي دُنْيَاهُ إِلَى مَنْ هُوَ دُونَهُ فَحَمِدَ اللَّهَ عَلَى مَا فَضَّلَهُ بِهِ عَلَيْهِ كَتَبَهُ اللَّهُ شَاكِرًا صَابِرًا وَمَنْ نَظَرَ فِي دِينِهِ إِلَى مَنْ هُوَ دُونَهُ وَنَظَرَ فِي دُنْيَاهُ إِلَى مَنْ هُوَ فَوْقَهُ فَأَسِفَ عَلَى مَا فَاتَهُ مِنْهُ لَمْ يَكْتُبْهُ اللَّهُ شَاكِرًا وَلاَ صَابِرًا " .

أَخْبَرَنَا مُوسَى بْنُ حِزَامٍ الرَّجُلُ الصَّالِحُ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ إِسْحَاقَ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا الْمُثَنَّى بْنُ الصَّبَّاحِ، عَنْ عَمْرِو بْنِ شُعَيْبٍ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ جَدِّهِ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم نَحْوَهُ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ وَلَمْ يَذْكُرْ سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ فِي حَدِيثِهِ عَنْ أَبِيهِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2512 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü