Allah katında cennet ehlinin en değerlisi, sabah akşam Allah'ın yüzüne bakan kimsedir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2553, Kitap 38, Hadis 31
Zayıf
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Cennet ehlinin derece bakımından en aşağıda olanı, bahçelerine, eşlerine, nimetlerine, hizmetçilerine ve tahtlarına bin yıllık mesafeden bakan kimsedir. Allah katında onların en değerlisi ise sabah akşam O'nun yüzüne bakan kimsedir.” Sonra Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şu âyeti okudu: “O gün bazı yüzler parıl parıldır; Rablerine bakarlar.” (Kıyâmet 75/22-23)

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis birçok yoldan İsrâîl'den, o Süveyr'den, o da İbn Ömer'den merfû olarak rivayet edilmiştir. Abdülmelik b. Ebcer ise onu Süveyr'den, o da İbn Ömer'den mevkuf olarak rivayet etmiştir.

Ubeydullah el-Eşcaî de Süfyân'dan, o Süveyr'den, o Mücâhid'den, o da İbn Ömer'den, onun kendi sözü olarak rivayet etmiş, merfû olarak nakletmemiştir. Bunu bize Ebû Küreyb Muhammed b. Alâ, Ubeydullah el-Eşcaî'den, o Süfyân'dan, o Süveyr'den, o Mücâhid'den, o da İbn Ömer'den benzeri olarak, merfû kılmaksızın rivayet etti.

Câmiu't-Tirmizî 2553, Kitap 38, Hadis 31

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، أَخْبَرَنِي شَبَابَةُ، عَنْ إِسْرَائِيلَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، قَالَ سَمِعْتُ ابْنَ عُمَرَ، يَقُولُ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ أَدْنَى أَهْلِ الْجَنَّةِ مَنْزِلَةً لَمَنْ يَنْظُرُ إِلَى جِنَانِهِ وَأَزْوَاجِهِ وَنَعِيمِهِ وَخَدَمِهِ وَسُرُرِهِ مَسِيرَةَ أَلْفِ سَنَةٍ وَأَكْرَمَهُمْ عَلَى اللَّهِ مَنْ يَنْظُرُ إِلَى وَجْهِهِ غُدْوَةً وَعَشِيَّةً " . ثُمَّ قَرَأَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم: (وُجُوهٌ يَوْمَئِذٍ نَاضِرَةٌ * إِلَى رَبِّهَا نَاظِرَةٌ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنْ إِسْرَائِيلَ عَنْ ثُوَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ مَرْفُوعٌ . وَرَوَاهُ عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ أَبْجَرَ عَنْ ثُوَيْرٍ عَنِ ابْنِ عُمَرَ مَوْقُوفٌ .

وَرَوَى عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَوْلَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ حَدَّثَنَا بِذَلِكَ أَبُو كُرَيْبٍ، مُحَمَّدُ بْنُ الْعَلاَءِ حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ الأَشْجَعِيُّ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ ثُوَيْرٍ، عَنْ مُجَاهِدٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، نَحْوَهُ وَلَمْ يَرْفَعْهُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2553 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü