Sadîd suyu yaklaştırıldığında yüzü kavurur, içildiğinde bağırsakları parça parça eder.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2583, Kitap 39, Hadis 11
Hasen
Türkçe meal

Ebû Ümâme (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), “Ona irinli sudan (sadîd) içirilir; onu yudum yudum içer” (İbrâhîm 14/16-17) âyeti hakkında şöyle buyurdu: “(O su) ağzına yaklaştırılır, o da ondan tiksinir. Ona yaklaştırıldığında yüzünü kavurur ve başının derisi düşer. Onu içtiğinde bağırsaklarını parça parça eder, sonunda arkasından çıkar. Allah şöyle buyurur: ‘Kaynar su içirilip de bağırsakları parça parça edilen…’ (Muhammed 47/15) Ve şöyle buyurur: ‘Yardım isterlerse, yüzleri kavuran erimiş maden gibi bir su ile yardım edilir. Ne kötü bir içecek!’ (Kehf 18/29)”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis garîbdir. Muhammed b. İsmâil (Buhârî) de “Ubeydullah b. Büsr'den” diye böyle söylemiştir. Ubeydullah b. Büsr'ü ancak bu hadiste biliyoruz. Safvân b. Amr, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) sahâbîsi Abdullah b. Büsr'den bu hadisin dışında (başka hadisler) rivayet etmiştir. Abdullah b. Büsr'ün, Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) işitmiş bir kardeşi vardır; kız kardeşi de Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) işitmiştir. Safvân b. Amr'ın kendisinden Ebû Ümâme hadisini rivayet ettiği Ubeydullah b. Büsr, belki de Abdullah b. Büsr'ün kardeşidir.

Câmiu't-Tirmizî 2583, Kitap 39, Hadis 11

Arapça metin
حَدَّثَنَا سُوَيْدُ بْنُ نَصْرٍ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ الْمُبَارَكِ، أَخْبَرَنَا صَفْوَانُ بْنُ عَمْرٍو، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ، عَنْ أَبِي أُمَامَةَ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي قَوْلِهِ: (يُسْقَى مِنْ مَاءٍ صَدِيدٍ * يَتَجَرَّعُهُ ) قَالَ " يُقَرَّبُ إِلَى فِيهِ فَيَكْرَهُهُ فَإِذَا أُدْنِيَ مِنْهُ شَوَى وَجْهَهُ وَوَقَعَتْ فَرْوَةُ رَأْسِهِ فَإِذَا شَرِبَهُ قَطَّعَ أَمْعَاءَهُ حَتَّى يَخْرُجَ مِنْ دُبُرِهِ يَقُولُ اللَّهُ: (وَسُقُوا مَاءً حَمِيمًا فَقَطَّعَ أَمْعَاءَهُمْ ) وَيَقُولُ: (وَإِنْ يَسْتَغِيثُوا يُغَاثُوا بِمَاءٍ كَالْمُهْلِ يَشْوِي الْوُجُوهَ بِئْسَ الشَّرَابُ ) " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ غَرِيبٌ . وَهَكَذَا قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ وَلاَ نَعْرِفُ عُبَيْدَ اللَّهِ بْنَ بُسْرٍ إِلاَّ فِي هَذَا الْحَدِيثِ وَقَدْ رَوَى صَفْوَانُ بْنُ عَمْرٍو عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ صَاحِبِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم غَيْرَ هَذَا الْحَدِيثِ وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُسْرٍ لَهُ أَخٌ قَدْ سَمِعَ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَأُخْتُهُ قَدْ سَمِعَتْ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم . وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ بُسْرٍ الَّذِي رَوَى عَنْهُ صَفْوَانُ بْنُ عَمْرٍو حَدِيثَ أَبِي أُمَامَةَ لَعَلَّهُ أَنْ يَكُونَ أَخَا عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُسْرٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2583 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü