İki Yahudi Resûlullah'a dokuz apaçık âyeti sordular, sonra onun elini ve ayağını öptüler.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2733, Kitap 42, Hadis 46
Hasen
Türkçe meal

Safvân b. Assâl (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Bir Yahudi arkadaşına: “Bizi şu peygambere götür” dedi. Arkadaşı: “Peygamber deme; eğer seni işitirse dört gözü olur (çok sevinir)” dedi. İkisi Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona dokuz apaçık âyeti sordular. Onlara şöyle buyurdu: “Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın, hırsızlık yapmayın, zina etmeyin, Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın, öldürtmek için suçsuz birini sultana götürmeyin, sihir yapmayın, faiz yemeyin, iffetli bir kadına zina iftirası atmayın, savaş günü kaçıp arkanızı dönmeyin. Size, ey Yahudiler, özellikle de cumartesi (yasağı) hususunda haddi aşmamanız (gerekir).” (Safvân) dedi ki: Bunun üzerine onun elini ve ayağını öptüler ve: “Senin peygamber olduğuna şahitlik ederiz” dediler. “Öyleyse bana uymaktan sizi alıkoyan nedir?” buyurdu. Onlar: “Dâvûd, zürriyetinden peygamber eksik olmaması için Rabbine dua etti. Sana uyarsak Yahudilerin bizi öldürmesinden korkuyoruz” dediler.

Bu babda Yezîd b. el-Esved'den, İbn Ömer'den ve Ka'b b. Mâlik'ten de rivayet vardır. Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 2733, Kitap 42, Hadis 46

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ إِدْرِيسَ، وَأَبُو أُسَامَةَ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلِمَةَ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ عَسَّالٍ، قَالَ قَالَ يَهُودِيٌّ لِصَاحِبِهِ اذْهَبْ بِنَا إِلَى هَذَا النَّبِيِّ . فَقَالَ صَاحِبُهُ لاَ تَقُلْ نَبِيٌّ إِنَّهُ لَوْ سَمِعَكَ كَانَ لَهُ أَرْبَعَةُ أَعْيُنٍ . فَأَتَيَا رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلاَهُ عَنْ تِسْعِ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ . فَقَالَ لَهُمْ " لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ تَسْرِقُوا وَلاَ تَزْنُوا وَلاَ تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ وَلاَ تَمْشُوا بِبَرِيءٍ إِلَى ذِي سُلْطَانٍ لِيَقْتُلَهُ وَلاَ تَسْحَرُوا وَلاَ تَأْكُلُوا الرِّبَا وَلاَ تَقْذِفُوا مُحْصَنَةً وَلاَ تُوَلُّوا الْفِرَارَ يَوْمَ الزَّحْفِ وَعَلَيْكُمْ خَاصَّةً الْيَهُودَ أَنْ لاَ تَعْتَدُوا فِي السَّبْتِ " . قَالَ فَقَبَّلُوا يَدَهُ وَرِجْلَهُ فَقَالاَ نَشْهَدُ أَنَّكَ نَبِيٌّ . قَالَ " فَمَا يَمْنَعُكُمْ أَنْ تَتَّبِعُونِي " . قَالُوا إِنَّ دَاوُدَ دَعَا رَبَّهُ أَنْ لاَ يَزَالَ فِي ذُرِّيَّتِهِ نَبِيٌّ وَإِنَّا نَخَافُ إِنْ تَبِعْنَاكَ أَنْ تَقْتُلَنَا الْيَهُودُ . وَفِي الْبَابِ عَنْ يَزِيدَ بْنِ الأَسْوَدِ وَابْنِ عُمَرَ وَكَعْبِ بْنِ مَالِكٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2733 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü