Yahudiler hayızlı kadınla bir arada bulunmazdı; "Sana hayız hakkında soruyorlar" âyeti indi

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 2977, Kitap 47, Hadis 29
Sahih
Türkçe meal

Enes (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Yahudiler, içlerinden bir kadın hayız gördüğünde onunla birlikte yemek yemez, su içmez ve evlerde onunla bir arada bulunmazlardı. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) bu husus soruldu. Bunun üzerine Allah Teâlâ, “Sana hayız hakkında soruyorlar. De ki: O bir ezadır” (Bakara 2/222) âyetini indirdi. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) de onlara, hayızlı kadınlarla birlikte yiyip içmelerini, evlerde onlarla birlikte bulunmalarını ve cinsel ilişki dışında her şeyi yapmalarını emretti. Bunun üzerine Yahudiler, “Bu adam, işlerimizden hiçbir şeyi bize muhalefet etmeden bırakmak istemiyor” dediler. (Enes) dedi ki: Abbâd b. Bişr ile Üseyd b. Hudayr, Resûlullah'a (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip bunu ona haber verdiler ve “Ey Allah'ın Resûlü! Öyleyse hayız hâlinde onlarla ilişkiye girmeyelim mi?” dediler. Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) yüzünün rengi değişti; öyle ki onlara kızdığını sandık. İkisi kalkıp gitti; derken karşılarına sütten bir hediye çıktı (Peygamber'e getiriliyordu). Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) arkalarından (birini) gönderdi ve onlara (o sütten) içirdi. Böylece onlara kızmadığını anladık.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 2977, Kitap 47, Hadis 29

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، حَدَّثَنِي سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ ثَابِتٍ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ كَانَتِ الْيَهُودُ إِذَا حَاضَتِ امْرَأَةٌ مِنْهُمْ لَمْ يُوَاكِلُوهَا وَلَمْ يُشَارِبُوهَا وَلَمْ يُجَامِعُوهَا فِي الْبُيُوتِ فَسُئِلَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم عَنْ ذَلِكَ فَأَنْزَلَ اللَّهُ تَعَالَى : (يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى ) فَأَمَرَهُمْ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم أَنْ يُوَاكِلُوهُنَّ وَيُشَارِبُوهُنَّ وَأَنْ يَكُونُوا مَعَهُنَّ فِي الْبُيُوتِ وَأَنْ يَفْعَلُوا كُلَّ شَيْءٍ مَا خَلاَ النِّكَاحَ فَقَالَتِ الْيَهُودُ مَا يُرِيدُ أَنْ يَدَعَ شَيْئًا مِنْ أَمْرِنَا إِلاَّ خَالَفَنَا فِيهِ . قَالَ فَجَاءَ عَبَّادُ بْنُ بِشْرٍ وَأُسَيْدُ بْنُ حُضَيْرٍ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَأَخْبَرَاهُ بِذَلِكَ وَقَالاَ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَلاَ نَنْكِحُهُنَّ فِي الْمَحِيضِ فَتَمَعَّرَ وَجْهُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم حَتَّى ظَنَنَّا أَنَّهُ قَدْ غَضِبَ عَلَيْهِمَا فَقَامَا فَاسْتَقْبَلَتْهُمَا هَدِيَّةٌ مِنْ لَبَنٍ فَأَرْسَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي آثَارِهِمَا فَسَقَاهُمَا فَعَلِمْنَا أَنَّهُ لَمْ يَغْضَبْ عَلَيْهِمَا . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 2977 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü