Resûlullah öğle ve ikindide Burûc ve Târık sûrelerini ve benzerlerini okurdu

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 307, Kitap 2, Hadis 159
Hasen
Türkçe meal

Câbir b. Semure (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) öğle ve ikindi namazlarında Burûc sûresini, Târık sûresini ve bunlara benzer sûreleri okurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Habbâb'dan, Ebû Saîd'den, Ebû Katâde'den, Zeyd b. Sâbit'ten ve Berâ b. Âzib'den de rivayet vardır. Câbir b. Semure'nin hadisi hasen bir hadistir. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) öğle namazında Secde sûresi kadar okuduğu rivayet edilmiştir. Yine ondan, öğlenin ilk rekâtında otuz âyet kadar, ikinci rekâtında on beş âyet kadar okuduğu rivayet edilmiştir. Ömer'in Ebû Mûsâ'ya “Öğle namazında mufassal sûrelerin ortalarından oku” diye yazdığı rivayet edilmiştir. Bazı ilim ehli, ikindi namazındaki kıraatin akşam namazındaki kıraat gibi olduğu, mufassal sûrelerin kısalarından okunacağı görüşündedir. İbrâhîm en-Nehaî'nin şöyle dediği rivayet edilmiştir: “İkindi namazı kıraatte akşam namazına denktir.” İbrâhîm şöyle de demiştir: “Öğle namazında kıraat, ikindi namazındakinin dört katıdır.”

Câmiu't-Tirmizî 307, Kitap 2, Hadis 159

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ مَنِيعٍ، حَدَّثَنَا يَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، أَخْبَرَنَا حَمَّادُ بْنُ سَلَمَةَ، عَنْ سِمَاكِ بْنِ حَرْبٍ، عَنْ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي الظُّهْرِ وَالْعَصْرِ بِالسَّمَاءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ وَالسَّمَاءِ وَالطَّارِقِ وَشِبْهِهِمَا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ خَبَّابٍ وَأَبِي سَعِيدٍ وَأَبِي قَتَادَةَ وَزَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ وَالْبَرَاءِ بْنِ عَازِبٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ جَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَرَأَ فِي الظُّهْرِ قَدْرَ تَنْزِيلُ السَّجْدَةَ . وَرُوِيَ عَنْهُ أَنَّهُ كَانَ يَقْرَأُ فِي الرَّكْعَةِ الأُولَى مِنَ الظُّهْرِ قَدْرَ ثَلاَثِينَ آيَةً وَفِي الرَّكْعَةِ الثَّانِيَةِ قَدْرَ خَمْسَ عَشْرَةَ آيَةً . وَرُوِيَ عَنْ عُمَرَ أَنَّهُ كَتَبَ إِلَى أَبِي مُوسَى أَنِ اقْرَأْ فِي الظُّهْرِ بِأَوْسَاطِ الْمُفَصَّلِ . وَرَأَى بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنَّ الْقِرَاءَةَ فِي صَلاَةِ الْعَصْرِ كَنَحْوِ الْقِرَاءَةِ فِي صَلاَةِ الْمَغْرِبِ يَقْرَأُ بِقِصَارِ الْمُفَصَّلِ . وَرُوِيَ عَنْ إِبْرَاهِيمَ النَّخَعِيِّ أَنَّهُ قَالَ تَعْدِلُ صَلاَةُ الْعَصْرِ بِصَلاَةِ الْمَغْرِبِ فِي الْقِرَاءَةِ . وَقَالَ إِبْرَاهِيمُ تُضَاعَفُ صَلاَةُ الظُّهْرِ عَلَى صَلاَةِ الْعَصْرِ فِي الْقِرَاءَةِ أَرْبَعَ مِرَارٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 307 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü