İki Yahudi, Mûsâ'ya verilen dokuz âyeti sordu; Peygamber dokuz yasağı ve Cumartesi yasağını saydı.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3144, Kitap 47, Hadis 196
Hasen
Türkçe meal

Safvân b. Assâl el-Murâdî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

İki Yahudi'den biri arkadaşına: “Bizi şu peygambere götür, ona (bir şey) soralım” dedi. Öbürü: “Ona peygamber deme! Çünkü bizim ‘peygamber’ dediğimizi işitirse dört gözü olur (çok sevinir)” dedi. Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) gelip ona Allah'ın (azze ve celle) “Andolsun, Mûsâ'ya apaçık dokuz âyet (mucize) verdik” (İsrâ 17/101) sözünü sordular. Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah'a hiçbir şeyi ortak koşmayın; zina etmeyin; Allah'ın haram kıldığı cana haksız yere kıymayın; hırsızlık yapmayın; sihir yapmayın; suçsuz birini öldürtmek için sultana götürmeyin; faiz yemeyin; iffetli kadına zina iftirasında bulunmayın; savaştan kaçmayın —Şu'be (burada) şüphe etti—; siz Yahudilere de özellikle Cumartesi günü (yasağını) çiğnememek (farzdır).” Bunun üzerine onun ellerini ve ayaklarını öptüler ve: “Senin peygamber olduğuna şahitlik ederiz” dediler. “Öyleyse Müslüman olmanıza engel olan nedir?” buyurdu. Dediler ki: “Dâvûd, zürriyetinden peygamber eksik olmaması için Allah'a dua etti. Müslüman olursak Yahudilerin bizi öldürmesinden korkuyoruz.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 3144, Kitap 47, Hadis 196

Arapça metin
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، حَدَّثَنَا أَبُو دَاوُدَ، وَيَزِيدُ بْنُ هَارُونَ، وَأَبُو الْوَلِيدِ، وَاللَّفْظُ، لَفْظُ يَزِيدَ وَالْمَعْنَى وَاحِدٌ عَنْ شُعْبَةَ، عَنْ عَمْرِو بْنِ مُرَّةَ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ سَلِمَةَ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ عَسَّالٍ الْمُرَادِيِّ، أَنَّ يَهُودِيَّيْنِ، قَالَ أَحَدُهُمَا لِصَاحِبِهِ اذْهَبْ بِنَا إِلَى هَذَا النَّبِيِّ نَسْأَلُهُ فَقَالَ لاَ تَقُلْ لَهُ نَبِيٌّ فَإِنَّهُ إِنْ سَمِعَنَا نَقُولُ نَبِيٌّ كَانَتْ لَهُ أَرْبَعَةُ أَعْيُنٍ فَأَتَيَا النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم فَسَأَلاَهُ عَنْ قَوْلِ اللَّهِ عَزَّ وَجَلَّ : ( وَلَقَدْ آتَيْنَا مُوسَى تِسْعَ آيَاتٍ بَيِّنَاتٍ ) فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لاَ تُشْرِكُوا بِاللَّهِ شَيْئًا وَلاَ تَزْنُوا وَلاَ تَقْتُلُوا النَّفْسَ الَّتِي حَرَّمَ اللَّهُ إِلاَّ بِالْحَقِّ وَلاَ تَسْرِقُوا وَلاَ تَسْحَرُوا وَلاَ تَمْشُوا بِبَرِيءٍ إِلَى سُلْطَانٍ فَيَقْتُلَهُ وَلاَ تَأْكُلُوا الرِّبَا وَلاَ تَقْذِفُوا مُحْصَنَةً وَلاَ تَفِرُّوا مِنَ الزَّحْفِ شَكَّ شُعْبَةُ وَعَلَيْكُمُ الْيَهُودَ خَاصَّةً أَنْ لاَ تَعْدُوا فِي السَّبْتِ " . فَقَبَّلاَ يَدَيْهِ وَرِجْلَيْهِ وَقَالاَ نَشْهَدُ أَنَّكَ نَبِيٌّ . قَالَ " فَمَا يَمْنَعُكُمَا أَنْ تُسْلِمَا " . قَالاَ إِنَّ دَاوُدَ دَعَا اللَّهَ أَنْ لاَ يَزَالَ فِي ذُرِّيَّتِهِ نَبِيٌّ وَإِنَّا نَخَافُ إِنْ أَسْلَمْنَا أَنْ تَقْتُلَنَا الْيَهُودُ . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3144 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü