Onlardan tek bir söz istiyorum; onunla Araplar onlara boyun eğer, Acemler de cizye öder.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3232, Kitap 47, Hadis 284
Zayıf
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Ebû Tâlib hastalandı. Kureyş ona geldi, Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) de geldi. Ebû Tâlib'in yanında bir adamlık oturacak yer vardı; Ebû Cehil, onu (oraya oturmaktan) alıkoymak için kalktı. (Kureyşliler) onu Ebû Tâlib'e şikâyet ettiler. (Ebû Tâlib): “Kardeşimin oğlu! Kavminden ne istiyorsun?” dedi. (Peygamber): “Onlardan tek bir söz istiyorum; onunla Araplar onlara boyun eğer, Acemler de onlara cizye öder” buyurdu. (Ebû Tâlib): “Tek bir söz mü?” dedi. “Tek bir söz” buyurdu ve: “Amca! (Hepiniz) Lâ ilâhe illallah deyin” dedi. Onlar: “Tek bir ilah mı? ‘Biz bunu son dinde işitmedik; bu ancak uydurmadır’” dediler. Bunun üzerine onlar hakkında Kur'ân indi: “Sâd. Öğüt dolu Kur'ân'a andolsun! Hayır, inkâr edenler bir gurur ve ayrılık içindedirler” âyetlerinden “Biz bunu son dinde işitmedik; bu ancak uydurmadır” sözüne kadar (Sâd 38/1-7).

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Yahyâ b. Saîd de Süfyân'dan, o A'meş'ten bu hadisin benzerini rivayet etmiş ve (raviyi) “Yahyâ b. Umâre” diye anmıştır. Bunu bize Bündâr, ona Yahyâ b. Saîd, ona Süfyân, o da A'meş'ten benzer şekilde rivayet etti.

Câmiu't-Tirmizî 3232, Kitap 47, Hadis 284

Arapça metin
حَدَّثَنَا مَحْمُودُ بْنُ غَيْلاَنَ، وَعَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ، - الْمَعْنَى وَاحِدٌ قَالاَ حَدَّثَنَا أَبُو أَحْمَدَ، حَدَّثَنَا سُفْيَانُ، عَنِ الأَعْمَشِ، عَنْ يَحْيَى، قَالَ عَبْدٌ هُوَ ابْنُ عَبَّادٍ عَنْ سَعِيدِ بْنِ جُبَيْرٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، قَالَ مَرِضَ أَبُو طَالِبٍ فَجَاءَتْهُ قُرَيْشٌ وَجَاءَهُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم وَعِنْدَ أَبِي طَالِبٍ مَجْلِسُ رَجُلٍ فَقَامَ أَبُو جَهْلٍ كَىْ يَمْنَعَهُ وَشَكَوْهُ إِلَى أَبِي طَالِبٍ فَقَالَ يَا ابْنَ أَخِي مَا تُرِيدُ مِنْ قَوْمِكَ قَالَ " إِنِّي أُرِيدُ مِنْهُمْ كَلِمَةً وَاحِدَةً تَدِينُ لَهُمْ بِهَا الْعَرَبُ وَتُؤَدِّي إِلَيْهِمُ الْعَجَمُ الْجِزْيَةَ " . قَالَ كَلِمَةً وَاحِدَةً قَالَ " كَلِمَةً وَاحِدَةً " . قَالَ " يَا عَمِّ قُولُوا لاَ إِلَهَ إِلاَّ اللَّهُ " . فَقَالُوا: إِلَهًا وَاحِدًا؟ ( ما سَمِعْنَا بِهَذَا فِي الْمِلَّةِ الآخِرَةِ إِنْ هَذَا إِلاَّ اخْتِلاَقٌ ) قَالَ فَنَزَلَ فِيهِمُ الْقُرْآنُ : (ص* وَالْقُرْآنِ ذِي الذِّكْرِ * بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِي عِزَّةٍ وَشِقَاقٍ ) إِلَى قَوْلِهِ : (ما سَمِعْنَا بِهَذَا فِي الْمِلَّةِ الآخِرَةِ إِنْ هَذَا إِلاَّ اخْتِلاَقٌ ) . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

وَرَوَى يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنِ الأَعْمَشِ، نَحْوَ هَذَا الْحَدِيثِ وَقَالَ يَحْيَى بْنُ عُمَارَةَ حَدَّثَنَا بُنْدَارٌ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، نَحْوَهُ عَنِ الأَعْمَشِ، .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3232 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü