Âdem inkâr etti, zürriyeti de inkâr etti; unuttu, zürriyeti de unuttu

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3367, Kitap 47, Hadis 420
Hasen
Türkçe meal

Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Allah Âdem'i yaratıp ona ruh üfleyince Âdem aksırdı ve 'Elhamdülillah' dedi; böylece O'nun izniyle Allah'a hamdetti. Rabbi ona: 'Allah sana rahmet etsin, ey Âdem! Şu meleklere, onlardan oturan bir topluluğa git ve es-Selâmü aleyküm de' dedi. (Âdem selam verdi;) onlar: 've Aleyke's-selâm ve rahmetullah' dediler. Sonra Rabbine döndü. (Rabbi) şöyle dedi: 'Şüphesiz bu, senin ve oğullarının kendi aralarındaki selamlaşmasıdır.' Sonra Allah, iki eli kapalı olduğu hâlde ona: 'Hangisini istersen seç' dedi. (Âdem): 'Rabbimin sağını seçtim; Rabbimin iki eli de sağdır, mübarektir' dedi. Sonra (Allah) onu açtı; bir de ne görsün, içinde Âdem ve zürriyeti var. 'Ey Rabbim! Bunlar nedir?' dedi. (Allah): 'Bunlar senin zürriyetindir' dedi. Bir de baktı ki her insanın ömrü iki gözünün arasında yazılı. İçlerinde en parlakları —ya da en parlaklarından biri— olan bir adam vardı. 'Ey Rabbim! Bu kimdir?' dedi. (Allah): 'Bu, oğlun Dâvûd'dur; ona kırk yıllık ömür yazdım' dedi. 'Ey Rabbim! Ömrünü artır' dedi. (Allah): 'Ona yazdığım budur' dedi. 'Ey Rabbim! Ben de kendi ömrümden ona altmış yıl verdim' dedi. (Allah): 'Sen bilirsin (öyle olsun)' dedi. Sonra Allah'ın dilediği kadar cennete yerleştirildi, sonra oradan indirildi. Âdem kendi (ömrünü) sayıyordu. Ölüm meleği ona gelince Âdem ona: 'Erken geldin; bana bin yıl yazılmıştı' dedi. (Melek): 'Evet, fakat sen oğlun Dâvûd'a altmış yıl verdin' dedi. Âdem inkâr etti, zürriyeti de inkâr etti; unuttu, zürriyeti de unuttu. İşte o günden itibaren yazı ve şahitler (tutmak) emrolundu.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis bu yoldan hasen garîbdir. (Bu hadis) Ebû Hüreyre'den, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) başka yollarla da rivayet edilmiştir: Zeyd b. Eslem'in Ebû Sâlih'ten, onun Ebû Hüreyre'den, onun da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) rivayeti (bunlardandır).

Câmiu't-Tirmizî 3367, Kitap 47, Hadis 420

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا صَفْوَانُ بْنُ عِيسَى، حَدَّثَنَا الْحَارِثُ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ أَبِي ذُبَابٍ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ أَبِي سَعِيدٍ الْمَقْبُرِيِّ، عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ، قَالَ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " لَمَّا خَلَقَ اللَّهُ آدَمَ وَنَفَخَ فِيهِ الرُّوحَ عَطَسَ فَقَالَ الْحَمْدُ لِلَّهِ فَحَمِدَ اللَّهَ بِإِذْنِهِ فَقَالَ لَهُ رَبُّهُ يَرْحَمُكَ اللَّهُ يَا آدَمُ اذْهَبْ إِلَى أُولَئِكَ الْمَلاَئِكَةِ إِلَى مَلإٍ مِنْهُمْ جُلُوسٍ فَقُلِ السَّلاَمُ عَلَيْكُمْ . قَالُوا وَعَلَيْكَ السَّلاَمُ وَرَحْمَةُ اللَّهِ . ثُمَّ رَجَعَ إِلَى رَبِّهِ فَقَالَ إِنَّ هَذِهِ تَحِيَّتُكَ وَتَحِيَّةُ بَنِيكَ بَيْنَهُمْ . فَقَالَ اللَّهُ لَهُ وَيَدَاهُ مَقْبُوضَتَانِ اخْتَرْ أَيَّهُمَا شِئْتَ قَالَ اخْتَرْتُ يَمِينَ رَبِّي وَكِلْتَا يَدَىْ رَبِّي يَمِينٌ مُبَارَكَةٌ . ثُمَّ بَسَطَهَا فَإِذَا فِيهَا آدَمُ وَذُرِّيَّتُهُ فَقَالَ أَىْ رَبِّ مَا هَؤُلاَءِ فَقَالَ هَؤُلاَءِ ذُرِّيَّتُكَ فَإِذَا كُلُّ إِنْسَانٍ مَكْتُوبٌ عُمْرُهُ بَيْنَ عَيْنَيْهِ فَإِذَا فِيهِمْ رَجُلٌ أَضْوَؤُهُمْ أَوْ مِنْ أَضْوَئِهِمْ . قَالَ يَا رَبِّ مَنْ هَذَا قَالَ هَذَا ابْنُكَ دَاوُدُ قَدْ كَتَبْتُ لَهُ عُمْرَ أَرْبَعِينَ سَنَةً . قَالَ يَا رَبِّ زِدْهُ فِي عُمْرِهِ . قَالَ ذَاكَ الَّذِي كَتَبْتُ لَهُ . قَالَ أَىْ رَبِّ فَإِنِّي قَدْ جَعَلْتُ لَهُ مِنْ عُمْرِي سِتِّينَ سَنَةً قَالَ أَنْتَ وَذَاكَ . قَالَ ثُمَّ أُسْكِنَ الْجَنَّةَ مَا شَاءَ اللَّهُ ثُمَّ أُهْبِطَ مِنْهَا فَكَانَ آدَمُ يَعُدُّ لِنَفْسِهِ . قَالَ فَأَتَاهُ مَلَكُ الْمَوْتِ فَقَالَ لَهُ آدَمُ قَدْ عَجِلْتَ قَدْ كُتِبَ لِي أَلْفُ سَنَةٍ . قَالَ بَلَى وَلَكِنَّكَ جَعَلْتَ لاِبْنِكَ دَاوُدَ سِتِّينَ سَنَةً فَجَحَدَ فَجَحَدَتْ ذُرِّيَّتُهُ وَنَسِيَ فَنَسِيَتْ ذُرِّيَّتُهُ . قَالَ فَمِنْ يَوْمِئِذٍ أُمِرَ بِالْكِتَابِ وَالشُّهُودِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . وَقَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم مِنْ رِوَايَةِ زَيْدِ بْنِ أَسْلَمَ عَنْ أَبِي صَالِحٍ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3367 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü