Ebû Hüreyre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) birimiz yatağına uzandığında şöyle demesini bize emrederdi: “Allâhümme rabbe's-semâvâti ve rabbe'l-aradîne ve rabbenâ ve rabbe külli şey'in, ve fâlika'l-habbi ve'n-nevâ, ve münzile't-Tevrâti ve'l-İncîli ve'l-Kur'ân. Eûzü bike min şerri külli zî şerrin ente âhızün bi-nâsıyetih. Ente'l-evvelü fe-leyse kableke şey'ün, ve ente'l-âhiru fe-leyse ba'deke şey'ün, ve'z-zâhiru fe-leyse fevkake şey'ün, ve'l-bâtınu fe-leyse dûneke şey'ün. İkdı annî'd-deyne ve ağninî mine'l-fakr (Allah'ım! Ey göklerin Rabbi, yerlerin Rabbi, Rabbimiz ve her şeyin Rabbi! Ey taneyi ve çekirdeği yaran, Tevrat'ı, İncil'i ve Kur'an'ı indiren! Perçeminden tuttuğun her şer sahibinin şerrinden sana sığınırım. Sen Evvel'sin, senden önce hiçbir şey yoktur; sen Âhir'sin, senden sonra hiçbir şey yoktur; Zâhir'sin, senin üstünde hiçbir şey yoktur; Bâtın'sın, senin ötende hiçbir şey yoktur. Borcumu benim yerime öde ve beni fakirlikten kurtarıp zengin kıl).”
Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.
Câmiu't-Tirmizî 3400, Kitap 48, Hadis 31