Resûlullah gece namaza kalkınca "Allah'ım! Hamd sana mahsustur; sen göklerin ve yerin nurusun" diye dua ederdi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3418, Kitap 48, Hadis 49
Sahih
Türkçe meal

Abdullah b. Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gecenin ortasında namaza kalktığında şöyle derdi: “Allah'ım! Hamd sana mahsustur; sen göklerin ve yerin nurusun. Hamd sana mahsustur; sen göklerin ve yerin kayyûmusun (onları ayakta tutansın). Hamd sana mahsustur; sen göklerin, yerin ve onlarda bulunanların Rabbisin. Sen haksın, vaadin haktır, sana kavuşmak haktır, cennet haktır, cehennem haktır, kıyamet haktır. Allah'ım! Sana teslim oldum, sana iman ettim, sana tevekkül ettim, sana yöneldim, seninle (senin verdiğin delillerle) hasımlarımla mücadele ettim ve hükmü sana bıraktım. Önceden yaptığımı ve sonraya bıraktığımı, gizlediğimi ve açığa vurduğumu bağışla. Sen benim ilahımsın; senden başka ilah yoktur.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. (Bu hadis) İbn Abbâs'tan, o da Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) birçok yoldan rivayet edilmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 3418, Kitap 48, Hadis 49

Arapça metin
حَدَّثَنَا الأَنْصَارِيُّ، حَدَّثَنَا مَعْنٌ، حَدَّثَنَا مَالِكُ بْنُ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي الزُّبَيْرِ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَبَّاسٍ، رضى الله عنهما أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَانَ إِذَا قَامَ إِلَى الصَّلاَةِ مِنْ جَوْفِ اللَّيْلِ يَقُولُ " اللَّهُمَّ لَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ نُورُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ قَيَّامُ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَلَكَ الْحَمْدُ أَنْتَ رَبُّ السَّمَوَاتِ وَالأَرْضِ وَمَنْ فِيهِنَّ أَنْتَ الْحَقُّ وَوَعْدُكَ الْحَقُّ وَلِقَاؤُكَ حَقٌّ وَالْجَنَّةُ حَقٌّ وَالنَّارُ حَقٌّ وَالسَّاعَةُ حَقٌّ اللَّهُمَّ لَكَ أَسْلَمْتُ وَبِكَ آمَنْتُ وَعَلَيْكَ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْكَ أَنَبْتُ وَبِكَ خَاصَمْتُ وَإِلَيْكَ حَاكَمْتُ فَاغْفِرْ لِي مَا قَدَّمْتُ وَمَا أَخَّرْتُ وَمَا أَسْرَرْتُ وَمَا أَعْلَنْتُ أَنْتَ إِلَهِي لاَ إِلَهَ إِلاَّ أَنْتَ " . قَالَ هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ مِنْ غَيْرِ وَجْهٍ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3418 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü