Ebü'l-Muallâ (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:
Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bir gün hutbe okudu ve şöyle buyurdu: “Bir adamı Rabbi, dünyada yaşamak istediği kadar yaşamak ve dünyada yemek istediği kadar yemek ile Rabbine kavuşmak arasında muhayyer bıraktı; o da Rabbine kavuşmayı seçti.” (Ravi) dedi ki: Bunun üzerine Ebû Bekir ağladı. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabı: “Şu ihtiyara şaşmıyor musunuz? Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem), Rabbinin kendisini dünya ile Rabbine kavuşmak arasında muhayyer bıraktığı, onun da Rabbine kavuşmayı seçtiği salih bir adamdan söz ediyor (o ise ağlıyor)!” dediler. (Ravi) dedi ki: Ebû Bekir, Resûlullah'ın (sallallahu aleyhi ve sellem) söylediğini onların en iyi bileniydi. Ebû Bekir: “Bilakis, biz sana babalarımızı ve mallarımızı feda ederiz” dedi. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Arkadaşlığı ve malı bakımından bize İbn Ebû Kuhâfe'den daha çok iyiliği dokunan hiç kimse yoktur. Eğer bir halîl (can dostu) edinecek olsaydım, İbn Ebû Kuhâfe'yi halîl edinirdim. Fakat (aramızda) sevgi ve iman kardeşliği vardır; sevgi ve iman kardeşliği” —bunu iki ya da üç kez söyledi— “Şüphesiz arkadaşınız Allah'ın halîlidir.”
(Tirmizî dedi ki:) Bu hadis Ebû Avâne'den, o da Abdülmelik b. Umeyr'den bundan başka bir isnadla da rivayet edilmiştir. “Emenne ileynâ” sözünün anlamı “bize daha çok iyiliği dokunan” demektir. Bu babda Ebû Saîd'den de rivayet vardır. Bu hadis hasen garîbdir.
Câmiu't-Tirmizî 3659, Kitap 49, Hadis 55