Mescitte Ebû Bekir'in küçük kapısı dışında hiçbir küçük kapı (havha) bırakılmasın.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3660, Kitap 49, Hadis 56
Sahih
Türkçe meal

Ebû Saîd el-Hudrî (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) minbere oturdu ve şöyle buyurdu: “Allah bir kulu, dünyanın süsünden dilediğini ona vermekle kendi katındaki arasında muhayyer bıraktı; o da O'nun katındakini seçti.” Bunun üzerine Ebû Bekir: “Ey Allah'ın Resûlü! Babalarımız ve annelerimiz sana feda olsun” dedi. (Ebû Saîd) dedi ki: Biz şaşırdık. İnsanlar: “Şu ihtiyara bakın! Resûlullah, Allah'ın kendisini dünyanın süsünden dilediğini vermekle Allah katındaki arasında muhayyer bıraktığı bir kulu haber veriyor; o ise ‘Babalarımız ve annelerimiz sana feda olsun’ diyor” dediler. (Ebû Saîd) dedi ki: Muhayyer bırakılan Resûlullah'tı; Ebû Bekir de bunu en iyi bilenimizdi. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Arkadaşlığı ve malı bakımından insanlar içinde bana en çok iyiliği dokunanlardan biri Ebû Bekir'dir. Eğer bir halîl edinecek olsaydım, Ebû Bekir'i halîl edinirdim; fakat İslâm kardeşliği (vardır). Mescitte Ebû Bekir'in küçük kapısı dışında hiçbir küçük kapı (havha) bırakılmasın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir.

Câmiu't-Tirmizî 3660, Kitap 49, Hadis 56

Arapça metin
حَدَّثَنَا أَحْمَدُ بْنُ الْحَسَنِ، قَالَ حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ مَسْلَمَةَ، عَنْ مَالِكِ بْنِ أَنَسٍ، عَنْ أَبِي النَّضْرِ، عَنْ عُبَيْدِ بْنِ حُنَيْنٍ، عَنْ أَبِي سَعِيدٍ الْخُدْرِيِّ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم جَلَسَ عَلَى الْمِنْبَرِ فَقَالَ " إِنَّ عَبْدًا خَيَّرَهُ اللَّهُ بَيْنَ أَنْ يُؤْتِيَهُ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا مَا شَاءَ وَبَيْنَ مَا عِنْدَهُ فَاخْتَارَ مَا عِنْدَهُ " . فَقَالَ أَبُو بَكْرٍ فَدَيْنَاكَ يَا رَسُولَ اللَّهِ بِآبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا . قَالَ فَعَجِبْنَا فَقَالَ النَّاسُ انْظُرُوا إِلَى هَذَا الشَّيْخِ يُخْبِرُ رَسُولُ اللَّهِ عَنْ عَبْدٍ خَيَّرَهُ اللَّهُ بَيْنَ أَنْ يُؤْتِيَهُ مِنْ زَهْرَةِ الدُّنْيَا مَا شَاءَ وَبَيْنَ مَا عِنْدَ اللَّهِ وَهُوَ يَقُولُ فَدَيْنَاكَ بِآبَائِنَا وَأُمَّهَاتِنَا . قَالَ فَكَانَ رَسُولُ اللَّهِ هُوَ الْمُخَيَّرَ وَكَانَ أَبُو بَكْرٍ هُوَ أَعْلَمَنَا بِهِ فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ مِنْ أَمَنِّ النَّاسِ عَلَىَّ فِي صُحْبَتِهِ وَمَالِهِ أَبُو بَكْرٍ وَلَوْ كُنْتُ مُتَّخِذًا خَلِيلاً لاَتَّخَذْتُ أَبَا بَكْرٍ خَلِيلاً وَلَكِنْ أُخُوَّةُ الإِسْلاَمِ لاَ تَبْقَيَنَّ فِي الْمَسْجِدِ خَوْخَةٌ إِلاَّ خَوْخَةُ أَبِي بَكْرٍ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3660 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü