Ey Ömer! Şeytan gerçekten senden korkar.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 3690, Kitap 49, Hadis 86
Hasen
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) gazvelerinden birine çıkmıştı. Dönünce siyahî bir câriye gelip şöyle dedi: “Ey Allah'ın Resûlü! Allah seni sağ salim geri döndürürse senin huzurunda def çalıp şarkı söylemeyi adamıştım.” Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) ona: “Eğer adadıysan çal; aksi hâlde çalma” buyurdu. Câriye def çalmaya başladı. O çalarken Ebû Bekir girdi; sonra o çalarken Ali girdi; sonra o çalarken Osmân girdi. Sonra Ömer girince câriye defi altına koyup üzerine oturdu. Bunun üzerine Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: “Ey Ömer! Şeytan gerçekten senden korkar. Ben oturuyordum, o da def çalıyordu. Ebû Bekir girdi, o yine çalıyordu; sonra Ali girdi, o yine çalıyordu; sonra Osmân girdi, o yine çalıyordu. Ey Ömer, sen girince ise defi bıraktı.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis Büreyde'nin rivayeti olarak hasen sahih garîbdir. Bu babda Ömer'den, Sa'd b. Ebû Vakkâs'tan ve Âişe'den de rivayet vardır.

Câmiu't-Tirmizî 3690, Kitap 49, Hadis 86

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحُسَيْنُ بْنُ حُرَيْثٍ، قَالَ حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ الْحُسَيْنِ بْنِ وَاقِدٍ، حَدَّثَنِي أَبِي، قَالَ حَدَّثَنِي عَبْدُ اللَّهِ بْنُ بُرَيْدَةَ، قَالَ سَمِعْتُ أَبِي بُرَيْدَةَ، يَقُولُ خَرَجَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي بَعْضِ مَغَازِيهِ فَلَمَّا انْصَرَفَ جَاءَتْ جَارِيَةٌ سَوْدَاءُ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي كُنْتُ نَذَرْتُ إِنْ رَدَّكَ اللَّهُ سَالِمًا أَنْ أَضْرِبَ بَيْنَ يَدَيْكَ بِالدُّفِّ وَأَتَغَنَّى . فَقَالَ لَهَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنْ كُنْتِ نَذَرْتِ فَاضْرِبِي وَإِلاَّ فَلاَ " . فَجَعَلَتْ تَضْرِبُ فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ وَهِيَ تَضْرِبُ ثُمَّ دَخَلَ عَلِيٌّ وَهِيَ تَضْرِبُ ثُمَّ دَخَلَ عُثْمَانُ وَهِيَ تَضْرِبُ ثُمَّ دَخَلَ عُمَرُ فَأَلْقَتِ الدُّفَّ تَحْتَ اسْتِهَا ثُمَّ قَعَدَتْ عَلَيْهِ . فَقَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " إِنَّ الشَّيْطَانَ لَيَخَافُ مِنْكَ يَا عُمَرُ إِنِّي كُنْتُ جَالِسًا وَهِيَ تَضْرِبُ فَدَخَلَ أَبُو بَكْرٍ وَهِيَ تَضْرِبُ ثُمَّ دَخَلَ عَلِيٌّ وَهِيَ تَضْرِبُ ثُمَّ دَخَلَ عُثْمَانُ وَهِيَ تَضْرِبُ فَلَمَّا دَخَلْتَ أَنْتَ يَا عُمَرُ أَلْقَتِ الدُّفَّ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ غَرِيبٌ مِنْ حَدِيثِ بُرَيْدَةَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُمَرَ وَسَعْدِ بْنِ أَبِي وَقَّاصٍ وَعَائِشَةَ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 3690 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü