Ebü'd-Derdâ da secdeyi tavsiye etti: Allah için yapılan her secdeyle bir derece yükselir, bir günah silinir.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 389, Kitap 2, Hadis 241
Sahih
Türkçe meal

Ma'dân b. Talha şöyle rivayet etti:

Sonra Ebü'd-Derdâ'ya rastladım ve Sevbân'a sorduğumu ona da sordum. Şöyle dedi: “Secdeye sarıl! Çünkü ben Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyururken işittim: ‘Allah için bir secde yapan hiçbir kul yoktur ki Allah onu bu secde sebebiyle bir derece yükseltmesin ve ondan bir günahını silmesin.’”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Ma'dân b. Talha el-Ya'merî'ye İbn Ebû Talha da denir. Bu babda Ebû Hüreyre'den, Ebû Ümâme'den ve Ebû Fâtıma'dan da rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Sevbân'ın ve Ebü'd-Derdâ'nın rükû ve secdeyi çoğaltma hakkındaki hadisi hasen sahihtir. İlim ehli bu konuda ihtilaf etmiştir: Bazıları namazda kıyamı uzatmanın rükû ve secdeyi çoğaltmaktan daha faziletli olduğunu, bazıları da rükû ve secdeyi çoğaltmanın kıyamı uzatmaktan daha faziletli olduğunu söylemiştir. Ahmed b. Hanbel, “Bu konuda Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) iki hadis rivayet edilmiştir” dedi ve bu hususta bir hüküm vermedi. İshâk dedi ki: “Gündüz rükû ve secdeyi çoğaltmak, gece ise kıyamı uzatmak (daha faziletlidir). Ancak gece okumayı âdet edindiği bir cüzü olan kimse için bu durumda rükû ve secdeyi çoğaltmak bana daha sevimlidir; çünkü hem cüzünü okumuş olur hem de rükû ve secdenin çokluğunu kazanır.”

Ebû Îsâ dedi ki: İshâk bunu şu sebeple söyledi: Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) gece namazı bu şekilde, kıyamı uzun olarak nitelenmiştir; gündüz ise namazında, gece nitelendiği gibi uzun kıyam nitelenmemiştir.

Câmiu't-Tirmizî 389, Kitap 2, Hadis 241

Arapça metin
قَالَ مَعْدَانُ بْنُ طَلْحَةَ فَلَقِيتُ أَبَا الدَّرْدَاءِ فَسَأَلْتُهُ عَمَّا سَأَلْتُ عَنْهُ ثَوْبَانَ فَقَالَ عَلَيْكَ بِالسُّجُودِ فَإِنِّي سَمِعْتُ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَقُولُ " مَا مِنْ عَبْدٍ يَسْجُدُ لِلَّهِ سَجْدَةً إِلاَّ رَفَعَهُ اللَّهُ بِهَا دَرَجَةً وَحَطَّ عَنْهُ بِهَا خَطِيئَةً " . قَالَ مَعْدَانُ بْنُ طَلْحَةَ الْيَعْمَرِيُّ وَيُقَالُ ابْنُ أَبِي طَلْحَةَ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ وَأَبِي أُمَامَةَ وَأَبِي فَاطِمَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ثَوْبَانَ وَأَبِي الدَّرْدَاءِ فِي كَثْرَةِ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدِ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي هَذَا الْبَابِ فَقَالَ بَعْضُهُمْ طُولُ الْقِيامِ فِي الصَّلاَةِ أَفْضَلُ مِنْ كَثْرَةِ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ كَثْرَةُ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ أَفْضَلُ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ . وَقَالَ أَحْمَدُ بْنُ حَنْبَلٍ قَدْ رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي هَذَا حَدِيثَانِ وَلَمْ يَقْضِ فِيهِ بِشَيْءٍ . وَقَالَ إِسْحَاقُ أَمَّا فِي النَّهَارِ فَكَثْرَةُ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ وَأَمَّا بِاللَّيْلِ فَطُولُ الْقِيَامِ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ رَجُلٌ لَهُ جُزْءٌ بِاللَّيْلِ يَأْتِي عَلَيْهِ فَكَثْرَةُ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ فِي هَذَا أَحَبُّ إِلَىَّ لأَنَّهُ يَأْتِي عَلَى جُزْئِهِ وَقَدْ رَبِحَ كَثْرَةَ الرُّكُوعِ وَالسُّجُودِ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَإِنَّمَا قَالَ إِسْحَاقُ هَذَا لأَنَّهُ كَذَا وُصِفَ صَلاَةُ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم بِاللَّيْلِ وَوُصِفَ طُولُ الْقِيَامِ وَأَمَّا بِالنَّهَارِ فَلَمْ يُوصَفْ مِنْ صَلاَتِهِ مِنْ طُولِ الْقِيَامِ مَا وُصِفَ بِاللَّيْلِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 389 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü