Peygamber, Ebû Bekir, Ömer ve Osman yolculukta öğle ve ikindiyi ikişer rekât kılarlardı.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 544, Kitap 6, Hadis 1
Hasen
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), Ebû Bekir, Ömer ve Osman ile birlikte yolculuk ettim; öğle ve ikindiyi ikişer rekât kılarlar, ne öncesinde ne de sonrasında namaz kılarlardı. Abdullah (b. Ömer) dedi ki: “Eğer öncesinde ya da sonrasında namaz kılacak olsaydım, onu tam kılardım.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ömer'den, Ali'den, İbn Abbâs'tan, Enes'ten, İmrân b. Husayn'dan ve Âişe'den de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İbn Ömer hadisi hasen garîbdir; onu bu şekilde yalnızca Yahyâ b. Süleym'in rivayetinden biliyoruz. Muhammed b. İsmâil (Buhârî) dedi ki: Bu hadis Ubeydullah b. Ömer'den, Sürâka ailesinden bir adamdan, Abdullah b. Ömer'den de rivayet edilmiştir.

Ebû Îsâ dedi ki: Atiyye el-Avfî'den, İbn Ömer'den, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yolculukta namazdan önce ve sonra nafile kıldığı rivayet edilmiştir. Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yolculukta namazı kısalttığı sahih olarak sabittir; Ebû Bekir ve Ömer de, Osman da halifeliğinin ilk döneminde (namazı kısaltırlardı). Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) ashabından ve başkalarından ilim ehlinin çoğunluğu buna göre amel eder. Âişe'nin yolculukta namazı tam kıldığı rivayet edilmiştir. Amel, Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) ve ashabından rivayet edilene göredir. Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur; ancak Şâfiî şöyle der: Namazı kısaltmak yolculukta kişiye tanınmış bir ruhsattır; namazı tam kılarsa da yeterli olur.

Câmiu't-Tirmizî 544, Kitap 6, Hadis 1

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ الْوَهَّابِ بْنُ عَبْدِ الْحَكَمِ الْوَرَّاقُ الْبَغْدَادِيُّ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سُلَيْمٍ، عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ، عَنْ نَافِعٍ، عَنِ ابْنِ عُمَرَ، قَالَ سَافَرْتُ مَعَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَبِي بَكْرٍ وَعُمَرَ وَعُثْمَانَ فَكَانُوا يُصَلُّونَ الظُّهْرَ وَالْعَصْرَ رَكْعَتَيْنِ رَكْعَتَيْنِ لاَ يُصَلُّونَ قَبْلَهَا وَلاَ بَعْدَهَا . وَقَالَ عَبْدُ اللَّهِ لَوْ كُنْتُ مُصَلِّيًا قَبْلَهَا أَوْ بَعْدَهَا لأَتْمَمْتُهَا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عُمَرَ وَعَلِيٍّ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَأَنَسٍ وَعِمْرَانَ بْنِ حُصَيْنٍ وَعَائِشَةَ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ يَحْيَى بْنِ سُلَيْمٍ مِثْلَ هَذَا . قَالَ مُحَمَّدُ بْنُ إِسْمَاعِيلَ وَقَدْ رُوِيَ هَذَا الْحَدِيثُ عَنْ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ عَنْ رَجُلٍ مِنْ آلِ سُرَاقَةَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عُمَرَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَطِيَّةَ الْعَوْفِيِّ عَنِ ابْنِ عُمَرَ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَطَوَّعُ فِي السَّفَرِ قَبْلَ الصَّلاَةِ وَبَعْدَهَا . وَقَدْ صَحَّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ كَانَ يَقْصُرُ فِي السَّفَرِ وَأَبُو بَكْرٍ وَعُمَرُ وَعُثْمَانُ صَدْرًا مِنْ خِلاَفَتِهِ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ مِنْ أَصْحَابِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَغَيْرِهِمْ . وَقَدْ رُوِيَ عَنْ عَائِشَةَ أَنَّهَا كَانَتْ تُتِمُّ الصَّلاَةَ فِي السَّفَرِ . وَالْعَمَلُ عَلَى مَا رُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَأَصْحَابِهِ وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ وَأَحْمَدَ وَإِسْحَاقَ إِلاَّ أَنَّ الشَّافِعِيَّ يَقُولُ التَّقْصِيرُ رُخْصَةٌ لَهُ فِي السَّفَرِ فَإِنْ أَتَمَّ الصَّلاَةَ أَجْزَأَ عَنْهُ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 544 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü