Peygamber güneş tutulmasında her rekâtta üç defa kıraat edip rükû ederek namaz kıldı.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 560, Kitap 6, Hadis 17
Sahih
Türkçe meal

İbn Abbâs (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) bir güneş tutulmasında namaz kıldı: Kıraat etti, sonra rükû etti; sonra kıraat etti, sonra rükû etti; sonra kıraat etti, sonra rükû etti —üç defa—, sonra iki secde yaptı. Diğer (rekât) da bunun gibiydi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ali'den, Âişe'den, Abdullah b. Amr'dan, Nu'mân b. Beşîr'den, Muğîre b. Şu'be'den, Ebû Mes'ûd'dan, Ebû Bekre'den, Semüre'den, Ebû Mûsâ el-Eş'arî'den, İbn Mes'ûd'dan, Esmâ bint Ebû Bekir es-Sıddîk'tan, İbn Ömer'den, Kabîsa el-Hilâlî'den, Câbir b. Abdullah'tan, Abdurrahman b. Semüre'den ve Übey b. Ka'b'dan da rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İbn Abbâs hadisi hasen sahihtir. İbn Abbâs'tan, Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) güneş tutulmasında dört secdede dört rükû yaptığı da rivayet edilmiştir. Şâfiî, Ahmed ve İshâk'ın görüşü budur. İlim ehli tutulma namazında kıraat konusunda ihtilaf etti: İlim ehlinden bazıları, gündüz kılındığında kıraatin gizli okunmasını uygun gördü; bazıları ise iki bayram ve cuma namazında olduğu gibi açıktan okunmasını uygun gördü. Mâlik, Ahmed ve İshâk bu görüştedir; bu namazda kıraatin açıktan okunmasını uygun görürler. Şâfiî ise “Bu namazda açıktan okunmaz” demiştir. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) her iki rivayet de sahih olarak gelmiştir: Dört secdede dört rükû yaptığı sahih olarak sabittir; dört secdede altı rükû yaptığı da sahih olarak sabittir. İlim ehline göre bu, tutulmanın süresine göre caizdir: Tutulma uzarsa dört secdede altı rükû yapması caizdir; dört secdede dört rükû yapıp kıraati uzatması da caizdir. Arkadaşlarımız tutulma namazının güneş ve ay tutulmasında cemaatle kılınmasını uygun görürler.

Câmiu't-Tirmizî 560, Kitap 6, Hadis 17

Arapça metin
حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بَشَّارٍ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ سَعِيدٍ، عَنْ سُفْيَانَ، عَنْ حَبِيبِ بْنِ أَبِي ثَابِتٍ، عَنْ طَاوُسٍ، عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ، عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى فِي كُسُوفٍ فَقَرَأَ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ قَرَأَ ثُمَّ رَكَعَ ثُمَّ قَرَأَ ثُمَّ رَكَعَ ثَلاَثَ مَرَّاتٍ ثُمَّ سَجَدَ سَجْدَتَيْنِ وَالأُخْرَى مِثْلُهَا . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ عَلِيٍّ وَعَائِشَةَ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَمْرٍو وَالنُّعْمَانِ بْنِ بَشِيرٍ وَالْمُغِيرَةِ بْنِ شُعْبَةَ وَأَبِي مَسْعُودٍ وَأَبِي بَكْرَةَ وَسَمُرَةَ وَأَبِي مُوسَى الأَشْعَرِيِّ وَابْنِ مَسْعُودٍ وَأَسْمَاءَ بِنْتِ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ وَابْنِ عُمَرَ وَقَبِيصَةَ الْهِلاَلِيِّ وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَعَبْدِ الرَّحْمَنِ بْنِ سَمُرَةَ وَأُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عَبَّاسٍ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَدْ رُوِيَ عَنِ ابْنِ عَبَّاسٍ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ صَلَّى فِي كُسُوفٍ أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ . وَبِهِ يَقُولُ الشَّافِعِيُّ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . قَالَ وَاخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي الْقِرَاءَةِ فِي صَلاَةِ الْكُسُوفِ فَرَأَى بَعْضُ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنْ يُسِرَّ بِالْقِرَاءَةِ فِيهَا بِالنَّهَارِ . وَرَأَى بَعْضُهُمْ أَنْ يَجْهَرَ بِالْقِرَاءَةِ فِيهَا كَنَحْوِ صَلاَةِ الْعِيدَيْنِ وَالْجُمُعَةِ وَبِهِ يَقُولُ مَالِكٌ وَأَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ يَرَوْنَ الْجَهْرَ فِيهَا . وَقَالَ الشَّافِعِيُّ لاَ يَجْهَرُ فِيهَا . وَقَدْ صَحَّ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كِلْتَا الرِّوَايَتَيْنِ صَحَّ عَنْهُ أَنَّهُ صَلَّى أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ . وَصَحَّ عَنْهُ أَيْضًا أَنَّهُ صَلَّى سِتَّ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ . وَهَذَا عِنْدَ أَهْلِ الْعِلْمِ جَائِزٌ عَلَى قَدْرِ الْكُسُوفِ إِنْ تَطَاوَلَ الْكُسُوفُ فَصَلَّى سِتَّ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ فَهُوَ جَائِزٌ وَإِنْ صَلَّى أَرْبَعَ رَكَعَاتٍ فِي أَرْبَعِ سَجَدَاتٍ وَأَطَالَ الْقِرَاءَةَ فَهُوَ جَائِزٌ . وَيَرَوْنَ أَصْحَابُنَا أَنْ تُصَلَّى صَلاَةُ الْكُسُوفَ فِي جَمَاعَةٍ فِي كُسُوفِ الشَّمْسِ وَالْقَمَرِ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 560 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü