Namaz burhandır, oruç sağlam bir kalkandır, sadaka suyun ateşi söndürdüğü gibi günahı söndürür.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 614, Kitap 6, Hadis 71
Hasen
Türkçe meal

Ka'b b. Ucre (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana şöyle buyurdu: “Ey Ka'b b. Ucre! Benden sonra gelecek emîrlerden seni Allah'a sığındırırım. Kim onların kapılarına gider, yalanlarında onları doğrular ve zulümlerinde onlara yardım ederse o benden değildir, ben de ondan değilim; Havz'ın başında yanıma gelemez. Kim de onların kapılarına gider ya da gitmez de yalanlarında onları doğrulamaz, zulümlerinde onlara yardım etmezse o bendendir, ben de ondanım; Havz'ın başında yanıma gelecektir. Ey Ka'b b. Ucre! Namaz burhandır (delildir), oruç sağlam bir kalkandır, sadaka da suyun ateşi söndürdüğü gibi günahı söndürür. Ey Ka'b b. Ucre! Haramdan biten hiçbir et büyümez ki ateş ona daha lâyık olmasın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis bu yoldan hasen garîbdir; onu yalnızca Ubeydullah b. Mûsâ'nın hadisinden biliyoruz. Eyyûb b. Âiz et-Tâî zayıf sayılır; ircâ görüşünde olduğu söylenir. Muhammed'e (Buhârî) bu hadisi sordum; onu yalnızca Ubeydullah b. Mûsâ'nın hadisinden biliyordu ve onu çok garîb buldu.

Câmiu't-Tirmizî 614, Kitap 6, Hadis 71

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ أَبِي زِيَادٍ الْقَطَوَانِيُّ الْكُوفِيُّ، حَدَّثَنَا عُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ مُوسَى، حَدَّثَنَا غَالِبٌ أَبُو بِشْرٍ، عَنْ أَيُّوبَ بْنِ عَائِذٍ الطَّائِيِّ، عَنْ قَيْسِ بْنِ مُسْلِمٍ، عَنْ طَارِقِ بْنِ شِهَابٍ، عَنْ كَعْبِ بْنِ عُجْرَةَ، قَالَ قَالَ لِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم " أُعِيذُكَ بِاللَّهِ يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ مِنْ أُمَرَاءَ يَكُونُونَ مِنْ بَعْدِي فَمَنْ غَشِيَ أَبْوَابَهُمْ فَصَدَّقَهُمْ فِي كَذِبِهِمْ وَأَعَانَهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ فَلَيْسَ مِنِّي وَلَسْتُ مِنْهُ وَلاَ يَرِدُ عَلَىَّ الْحَوْضَ وَمَنْ غَشِيَ أَبْوَابَهُمْ أَوْ لَمْ يَغْشَ فَلَمْ يُصَدِّقْهُمْ فِي كَذِبِهِمْ وَلَمْ يُعِنْهُمْ عَلَى ظُلْمِهِمْ فَهُوَ مِنِّي وَأَنَا مِنْهُ وَسَيَرِدُ عَلَىَّ الْحَوْضَ يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ الصَّلاَةُ بُرْهَانٌ وَالصَّوْمُ جُنَّةٌ حَصِينَةٌ وَالصَّدَقَةُ تُطْفِئُ الْخَطِيئَةَ كَمَا يُطْفِئُ الْمَاءُ النَّارَ . يَا كَعْبُ بْنَ عُجْرَةَ إِنَّهُ لاَ يَرْبُو لَحْمٌ نَبَتَ مِنْ سُحْتٍ إِلاَّ كَانَتِ النَّارُ أَوْلَى بِهِ " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ غَرِيبٌ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ لاَ نَعْرِفُهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مُوسَى . وَأَيُّوبُ بْنُ عَائِذٍ الطَّائِيُّ يُضَعَّفُ وَيُقَالُ كَانَ يَرَى رَأْىَ الإِرْجَاءِ . وَسَأَلْتُ مُحَمَّدًا عَنْ هَذَا الْحَدِيثِ فَلَمْ يَعْرِفْهُ إِلاَّ مِنْ حَدِيثِ عُبَيْدِ اللَّهِ بْنِ مُوسَى وَاسْتَغْرَبَهُ جِدًّا .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 614 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü