Resûlullah zekât mektubunu yazdırdı; Ebû Bekir ve Ömer vefatlarına kadar onunla amel etti.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 621, Kitap 7, Hadis 5
Hasen
Türkçe meal

Abdullah b. Ömer (radıyallahu anhümâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) zekât mektubunu yazdırdı; fakat vefat edinceye kadar onu memurlarına göndermedi, kılıcının yanında tuttu. Vefat edince Ebû Bekir vefat edinceye kadar, Ömer de vefat edinceye kadar onunla amel etti. Onda şunlar vardı: “Beş devede bir koyun, onda iki koyun, on beşte üç koyun, yirmide dört koyun; yirmi beşten otuz beşe kadar bir bint-i mehâd. (Sayı) artınca kırk beşe kadar bir bint-i lebûn. Artınca altmışa kadar bir hıkka. Artınca yetmiş beşe kadar bir cez'a. Artınca doksana kadar iki bint-i lebûn. Artınca yüz yirmiye kadar iki hıkka. Yüz yirmiyi geçince her elli (deve)de bir hıkka, her kırk (deve)de bir bint-i lebûn. Koyunlarda yüz yirmiye kadar her kırk koyunda bir koyun. Artınca iki yüze kadar iki koyun. Artınca üç yüz koyuna kadar üç koyun. Üç yüz koyunu geçince her yüz koyunda bir koyun; sonra dört yüze ulaşıncaya kadar (ilave) bir şey yoktur. Zekât korkusuyla ayrı olan (mallar) birleştirilmez, birleşik olan da ayrılmaz. İki ortağın (karışık malı) olan, aralarında eşit olarak hesaplaşırlar. Zekâtta yaşlı ve kusurlu hayvan alınmaz.” Zührî dedi ki: Zekât memuru (âmil) geldiğinde koyunları üçe ayırır: üçte biri iyi, üçte biri orta, üçte biri kötü; zekât memuru ortadan alır. Zührî sığırı zikretmedi.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ebû Bekir es-Sıddîk'ten, Behz b. Hakîm'den —babasından, o da dedesinden—, Ebû Zer'den ve Enes'ten de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: İbn Ömer hadisi hasendir. Fakihlerin geneli bu hadisle amel eder. Yûnus b. Yezîd ve birçokları bu hadisi Zührî'den, o da Sâlim'den rivayet etmiş, ancak merfû olarak nakletmemişlerdir; onu yalnızca Süfyân b. Hüseyn merfû olarak rivayet etmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 621, Kitap 7, Hadis 5

Arapça metin
حَدَّثَنَا زِيَادُ بْنُ أَيُّوبَ الْبَغْدَادِيُّ، وَإِبْرَاهِيمُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ الْهَرَوِيُّ، وَمُحَمَّدُ بْنُ كَامِلٍ الْمَرْوَزِيُّ الْمَعْنَى، وَاحِدٌ، قَالُوا حَدَّثَنَا عَبَّادُ بْنُ الْعَوَّامِ، عَنْ سُفْيَانَ بْنِ حُسَيْنٍ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَالِمٍ، عَنْ أَبِيهِ، أَنَّ رَسُولَ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم كَتَبَ كِتَابَ الصَّدَقَةِ فَلَمْ يُخْرِجْهُ إِلَى عُمَّالِهِ حَتَّى قُبِضَ فَقَرَنَهُ بِسَيْفِهِ فَلَمَّا قُبِضَ عَمِلَ بِهِ أَبُو بَكْرٍ حَتَّى قُبِضَ وَعُمَرُ حَتَّى قُبِضَ وَكَانَ فِيهِ " فِي خَمْسٍ مِنَ الإِبِلِ شَاةٌ وَفِي عَشْرٍ شَاتَانِ وَفِي خَمْسَ عَشْرَةَ ثَلاَثُ شِيَاهٍ وَفِي عِشْرِينَ أَرْبَعُ شِيَاهٍ وَفِي خَمْسٍ وَعِشْرِينَ بِنْتُ مَخَاضٍ إِلَى خَمْسٍ وَثَلاَثِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ابْنَةُ لَبُونٍ إِلَى خَمْسٍ وَأَرْبَعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا حِقَّةٌ إِلَى سِتِّينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا جَذَعَةٌ إِلَى خَمْسٍ وَسَبْعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا ابْنَتَا لَبُونٍ إِلَى تِسْعِينَ فَإِذَا زَادَتْ فَفِيهَا حِقَّتَانِ إِلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَإِذَا زَادَتْ عَلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَفِي كُلِّ خَمْسِينَ حِقَّةٌ وَفِي كُلِّ أَرْبَعِينَ ابْنَةُ لَبُونٍ . وَفِي الشَّاءِ فِي كُلِّ أَرْبَعِينَ شَاةً شَاةٌ إِلَى عِشْرِينَ وَمِائَةٍ فَإِذَا زَادَتْ فَشَاتَانِ إِلَى مِائَتَيْنِ فَإِذَا زَادَتْ فَثَلاَثُ شِيَاهٍ إِلَى ثَلاَثِمِائَةِ شَاةٍ فَإِذَا زَادَتْ عَلَى ثَلاَثِمِائَةِ شَاةٍ فَفِي كُلِّ مِائَةِ شَاةٍ شَاةٌ ثُمَّ لَيْسَ فِيهَا شَيْءٌ حَتَّى تَبْلُغَ أَرْبَعَمِائَةٍ وَلاَ يُجْمَعُ بَيْنَ مُتَفَرِّقٍ وَلاَ يُفَرَّقُ بَيْنَ مُجْتَمِعٍ مَخَافَةَ الصَّدَقَةِ وَمَا كَانَ مِنْ خَلِيطَيْنِ فَإِنَّهُمَا يَتَرَاجَعَانِ بِالسَّوِيَّةِ وَلاَ يُؤْخَذُ فِي الصَّدَقَةِ هَرِمَةٌ وَلاَ ذَاتُ عَيْبٍ " . وَقَالَ الزُّهْرِيُّ إِذَا جَاءَ الْمُصَدِّقُ قَسَّمَ الشَّاءَ أَثْلاَثًا ثُلُثٌ خِيَارٌ وَثُلُثٌ أَوْسَاطٌ وَثُلُثٌ شِرَارٌ وَأَخَذَ الْمُصَدِّقُ مِنَ الْوَسَطِ . وَلَمْ يَذْكُرِ الزُّهْرِيُّ الْبَقَرَ . وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي بَكْرٍ الصِّدِّيقِ وَبَهْزِ بْنِ حَكِيمٍ عَنْ أَبِيهِ عَنْ جَدِّهِ . وَأَبِي ذَرٍّ وَأَنَسٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ ابْنِ عُمَرَ حَدِيثٌ حَسَنٌ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا الْحَدِيثِ عِنْدَ عَامَّةِ الْفُقَهَاءِ . وَقَدْ رَوَى يُونُسُ بْنُ يَزِيدَ وَغَيْرُ وَاحِدٍ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَالِمٍ هَذَا الْحَدِيثَ وَلَمْ يَرْفَعُوهُ وَإِنَّمَا رَفَعَهُ سُفْيَانُ بْنُ حُسَيْنٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 621 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü