Sadaka olarak verdiğin cariyenin ecri kesinleşti; miras da onu sana geri döndürdü.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 667, Kitap 7, Hadis 51
Sahih
Türkçe meal

Büreyde (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

Peygamber'in (sallallahu aleyhi ve sellem) yanında oturuyordum. Derken bir kadın ona geldi ve “Ey Allah'ın Resûlü! Anneme bir cariyeyi sadaka olarak vermiştim; annem de öldü” dedi. (Peygamber) “Ecrin kesinleşti; miras da onu sana geri döndürdü” buyurdu. Kadın “Ey Allah'ın Resûlü! Onun bir aylık oruç borcu vardı; onun yerine oruç tutayım mı?” dedi. “Onun yerine oruç tut” buyurdu. “Ey Allah'ın Resûlü! O hiç hac yapmadı; onun yerine hac edeyim mi?” dedi. “Evet, onun yerine hac et” buyurdu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu hadis hasen sahihtir. Bu, Büreyde'nin hadisi olarak ancak bu yoldan bilinmektedir. Abdullah b. Atâ, hadis ehline göre güvenilirdir (sika). İlim ehlinin çoğunluğu buna göre amel eder: Bir kimse bir sadaka verir, sonra ona mirasçı olursa o mal kendisine helal olur. Bazıları ise şöyle demiştir: Sadaka, kişinin Allah için ayırdığı bir şeydir; ona mirasçı olursa onu benzeri (bir hayır) yoluna harcaması gerekir. Süfyân es-Sevrî ve Züheyr b. Muâviye de bu hadisi Abdullah b. Atâ'dan rivayet etmiştir.

Câmiu't-Tirmizî 667, Kitap 7, Hadis 51

Arapça metin
حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ حُجْرٍ، حَدَّثَنَا عَلِيُّ بْنُ مُسْهِرٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَطَاءٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ بُرَيْدَةَ، عَنْ أَبِيهِ، قَالَ كُنْتُ جَالِسًا عِنْدَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم إِذْ أَتَتْهُ امْرَأَةٌ فَقَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنِّي كُنْتُ تَصَدَّقْتُ عَلَى أُمِّي بِجَارِيَةٍ وَإِنَّهَا مَاتَتْ . قَالَ " وَجَبَ أَجْرُكِ وَرَدَّهَا عَلَيْكِ الْمِيرَاثُ " . قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا كَانَ عَلَيْهَا صَوْمُ شَهْرٍ أَفَأَصُومُ عَنْهَا قَالَ " صُومِي عَنْهَا " . قَالَتْ يَا رَسُولَ اللَّهِ إِنَّهَا لَمْ تَحُجَّ قَطُّ أَفَأَحُجُّ عَنْهَا قَالَ " نَعَمْ حُجِّي عَنْهَا " . قَالَ أَبُو عِيسَى هَذَا حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ وَلاَ يُعْرَفُ هَذَا مِنْ حَدِيثِ بُرَيْدَةَ إِلاَّ مِنْ هَذَا الْوَجْهِ . وَعَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَطَاءٍ ثِقَةٌ عِنْدَ أَهْلِ الْحَدِيثِ . وَالْعَمَلُ عَلَى هَذَا عِنْدَ أَكْثَرِ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنَّ الرَّجُلَ إِذَا تَصَدَّقَ بِصَدَقَةٍ ثُمَّ وَرِثَهَا حَلَّتْ لَهُ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ إِنَّمَا الصَّدَقَةُ شَيْءٌ جَعَلَهَا لِلَّهِ فَإِذَا وَرِثَهَا فَيَجِبُ أَنْ يَصْرِفَهَا فِي مِثْلِهِ . وَرَوَى سُفْيَانُ الثَّوْرِيُّ وَزُهَيْرُ بْنُ مُعَاوِيَةَ هَذَا الْحَدِيثَ عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ عَطَاءٍ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 667 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü