Resûlullah bana Huneyn günü vermeye devam etti; en sevimsiz bildiğim kişi, en sevdiğim kişi oldu.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 666, Kitap 7, Hadis 50
Sahih
Türkçe meal

Saîd b. el-Müseyyeb, Safvân b. Ümeyye'den (radıyallahu anh) şöyle rivayet etti:

(Safvân) dedi ki: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Huneyn günü bana (mal) verdi; oysa o bana insanların en sevimsiziydi. Bana vermeye devam etti, nihayet bana insanların en sevgilisi oldu.

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bunu ya da buna benzerini bana Hasan b. Ali (el-Hallâl) müzâkere sırasında rivayet etti. Bu babda Ebû Saîd'den de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Safvân hadisini Ma'mer ve başkaları Zührî'den, Saîd b. el-Müseyyeb'den “Safvân b. Ümeyye şöyle dedi: Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bana verdi” şeklinde rivayet etmiştir. Bu hadis daha sahih ve (gerçeğe) daha yakın gibidir; doğrusu “Saîd b. el-Müseyyeb'den: Safvân ...” şeklindedir. İlim ehli müellefe-i kulûba (kalpleri İslâm'a ısındırılacak kimselere) verme konusunda ihtilaf etmiştir. İlim ehlinin çoğunluğu onlara verilmemesi görüşündedir. Bunlar, “Onlar Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) zamanında bir topluluktu; müslüman oluncaya kadar onların kalplerini İslâm'a ısındırıyordu” demişler ve bugün bu mânada onlara zekâttan verilmesini uygun görmemişlerdir. Süfyân es-Sevrî'nin, Kûfeliler'in ve başkalarının görüşü budur; Ahmed ve İshâk da bu görüştedir. Bazıları ise şöyle demiştir: Bugün kim onların durumunda olur ve imam (devlet başkanı) onların kalplerini İslâm'a ısındırmak isteyerek onlara verirse bu caizdir. Şâfiî'nin görüşü budur.

Câmiu't-Tirmizî 666, Kitap 7, Hadis 50

Arapça metin
حَدَّثَنَا الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الْخَلاَّلُ، حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ آدَمَ، عَنِ ابْنِ الْمُبَارَكِ، عَنْ يُونُسَ بْنِ يَزِيدَ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ، عَنْ صَفْوَانَ بْنِ أُمَيَّةَ، قَالَ أَعْطَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يَوْمَ حُنَيْنٍ وَإِنَّهُ لأَبْغَضُ الْخَلْقِ إِلَىَّ فَمَا زَالَ يُعْطِينِي حَتَّى إِنَّهُ لأَحَبُّ الْخَلْقِ إِلَىَّ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدَّثَنِي الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ بِهَذَا أَوْ شِبْهِهِ فِي الْمُذَاكَرَةِ . قَالَ وَفِي الْبَابِ عَنْ أَبِي سَعِيدٍ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ صَفْوَانَ رَوَاهُ مَعْمَرٌ وَغَيْرُهُ عَنِ الزُّهْرِيِّ عَنْ سَعِيدِ بْنِ الْمُسَيَّبِ أَنَّ صَفْوَانَ بْنَ أُمَيَّةَ قَالَ أَعْطَانِي رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم . وَكَأَنَّ هَذَا الْحَدِيثَ أَصَحُّ وَأَشْبَهُ إِنَّمَا هُوَ سَعِيدُ بْنُ الْمُسَيَّبِ أَنَّ صَفْوَانَ . وَقَدِ اخْتَلَفَ أَهْلُ الْعِلْمِ فِي إِعْطَاءِ الْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ فَرَأَى أَكْثَرُ أَهْلِ الْعِلْمِ أَنْ لاَ يُعْطَوْا . وَقَالُوا إِنَّمَا كَانُوا قَوْمًا عَلَى عَهْدِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَتَأَلَّفُهُمْ عَلَى الإِسْلاَمِ حَتَّى أَسْلَمُوا . وَلَمْ يَرَوْا أَنْ يُعْطَوُا الْيَوْمَ مِنَ الزَّكَاةِ عَلَى مِثْلِ هَذَا الْمَعْنَى وَهُوَ قَوْلُ سُفْيَانَ الثَّوْرِيِّ وَأَهْلِ الْكُوفَةِ وَغَيْرِهِمْ وَبِهِ يَقُولُ أَحْمَدُ وَإِسْحَاقُ . وَقَالَ بَعْضُهُمْ مَنْ كَانَ الْيَوْمَ عَلَى مِثْلِ حَالِ هَؤُلاَءِ وَرَأَى الإِمَامُ أَنْ يَتَأَلَّفَهُمْ عَلَى الإِسْلاَمِ فَأَعْطَاهُمْ جَازَ ذَلِكَ . وَهُوَ قَوْلُ الشَّافِعِيِّ .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 666 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü