Resûlullah son on günde itikâfta kalır ve Kadir gecesini son on gecede aramayı emrederdi.

Kaynak
Câmiu't-Tirmizî 792, Kitap 8, Hadis 111
Sahih
Türkçe meal

Âişe (radıyallahu anhâ) şöyle rivayet etti:

Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Ramazan'ın son on (gün)ünde mücâveret eder (itikâfta kalır) ve şöyle buyururdu: “Kadir gecesini Ramazan'ın son on (gecesin)de arayın.”

Ebû Îsâ (Tirmizî) dedi ki: Bu babda Ömer'den, Übey'den, Câbir b. Semüre'den, Câbir b. Abdullah'tan, İbn Ömer'den, Feltân b. Âsım'dan, Enes'ten, Ebû Saîd'den, Abdullah b. Üneys'ten, Ebû Bekre'den, İbn Abbâs'tan, Bilâl'den ve Ubâde b. es-Sâmit'ten de rivayet vardır.

Ebû Îsâ dedi ki: Âişe hadisi hasen sahihtir. (Âişe'nin) “yücâvir” sözü, “itikâf yapar” demektir. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) gelen rivayetlerin çoğunda, “Onu son on (gece) içinde, her tek (gece)de arayın” buyurduğu yer alır. Peygamber'den (sallallahu aleyhi ve sellem) Kadir gecesi hakkında, onun yirmi birinci, yirmi üçüncü, yirmi beşinci, yirmi yedinci, yirmi dokuzuncu gece ve Ramazan'ın son gecesi olduğu da rivayet edilmiştir.

Ebû Îsâ dedi ki: Şâfiî şöyle dedi: Bana göre —Allah daha iyi bilir— bu şöyledir: Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) kendisine sorulduğu şekle göre cevap veriyordu; ona, “Onu filan gecede arayalım mı?” denirdi, o da, “Onu filan gecede arayın” buyururdu. Şâfiî dedi ki: Bana göre bu konudaki en kuvvetli rivayet, yirmi birinci gecedir.

Ebû Îsâ dedi ki: Übey b. Ka'b'ın, onun yirmi yedinci gece olduğuna yemin ettiği ve “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) bize onun alâmetini haber verdi; biz de saydık ve aklımızda tuttuk” dediği rivayet edilmiştir. Ebû Kılâbe'den de, “Kadir gecesi son on (gece) içinde yer değiştirir” dediği rivayet edilmiştir. Bunu bize Abd b. Humeyd, Abdürrezzâk'tan, o Ma'mer'den, o Eyyûb'dan, o da Ebû Kılâbe'den bu şekilde rivayet etti.

Câmiu't-Tirmizî 792, Kitap 8, Hadis 111

Arapça metin
حَدَّثَنَا هَارُونُ بْنُ إِسْحَاقَ الْهَمْدَانِيُّ، حَدَّثَنَا عَبْدَةُ بْنُ سُلَيْمَانَ، عَنْ هِشَامِ بْنِ عُرْوَةَ، عَنْ أَبِيهِ، عَنْ عَائِشَةَ، قَالَتْ كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُجَاوِرُ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ وَيَقُولُ " تَحَرَّوْا لَيْلَةَ الْقَدْرِ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ مِنْ رَمَضَانَ " . وَفِي الْبَابِ عَنْ عُمَرَ وَأُبَىٍّ وَجَابِرِ بْنِ سَمُرَةَ وَجَابِرِ بْنِ عَبْدِ اللَّهِ وَابْنِ عُمَرَ وَالْفَلَتَانِ بْنِ عَاصِمٍ وَأَنَسٍ وَأَبِي سَعِيدٍ وَعَبْدِ اللَّهِ بْنِ أُنَيْسٍ وَأَبِي بَكْرَةَ وَابْنِ عَبَّاسٍ وَبِلاَلٍ وَعُبَادَةَ بْنِ الصَّامِتِ . قَالَ أَبُو عِيسَى حَدِيثُ عَائِشَةَ حَدِيثٌ حَسَنٌ صَحِيحٌ . وَقَوْلُهَا يُجَاوِرُ يَعْنِي يَعْتَكِفُ . وَأَكْثَرُ الرِّوَايَاتِ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم أَنَّهُ قَالَ " الْتَمِسُوهَا فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ فِي كُلِّ وِتْرٍ " . وَرُوِيَ عَنِ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم فِي لَيْلَةِ الْقَدْرِ أَنَّهَا لَيْلَةُ إِحْدَى وَعِشْرِينَ وَلَيْلَةُ ثَلاَثٍ وَعِشْرِينَ وَخَمْسٍ وَعِشْرِينَ وَسَبْعٍ وَعِشْرِينَ وَتِسْعٍ وَعِشْرِينَ وَآخِرُ لَيْلَةٍ مِنْ رَمَضَانَ " . قَالَ أَبُو عِيسَى قَالَ الشَّافِعِيُّ كَأَنَّ هَذَا عِنْدِي وَاللَّهُ أَعْلَمُ أَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يُجِيبُ عَلَى نَحْوِ مَا يُسْأَلُ عَنْهُ يُقَالُ لَهُ نَلْتَمِسُهَا فِي لَيْلَةِ كَذَا فَيَقُولُ الْتَمِسُوهَا فِي لَيْلَةِ كَذَا . قَالَ الشَّافِعِيُّ وَأَقْوَى الرِّوَايَاتِ عِنْدِي فِيهَا لَيْلَةُ إِحْدَى وَعِشْرِينَ . قَالَ أَبُو عِيسَى وَقَدْ رُوِيَ عَنْ أُبَىِّ بْنِ كَعْبٍ أَنَّهُ كَانَ يَحْلِفُ أَنَّهَا لَيْلَةُ سَبْعٍ وَعِشْرِينَ . وَيَقُولُ أَخْبَرَنَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِعَلاَمَتِهَا فَعَدَدْنَا وَحَفِظْنَا . وَرُوِيَ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ أَنَّهُ قَالَ لَيْلَةُ الْقَدْرِ تَنْتَقِلُ فِي الْعَشْرِ الأَوَاخِرِ . حَدَّثَنَا بِذَلِكَ عَبْدُ بْنُ حُمَيْدٍ أَخْبَرَنَا عَبْدُ الرَّزَّاقِ عَنْ مَعْمَرٍ عَنْ أَيُّوبَ عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ بِهَذَا .

Hata bildir

Câmiu't-Tirmizî 792 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü