Vallahi ben Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana ne yapılacağını bilmiyorum.

Kaynak
Sahîh-i Buhârî 1243, Kitap 23, Hadis 6
Türkçe meal

Hârice b. Zeyd b. Sâbit, Ensâr'dan Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) biat etmiş bir kadın olan Ümmü'l-Alâ'dan şöyle rivayet etti:

Muhâcirler kura ile (Ensâr arasında) paylaştırıldı; bize Osman b. Maz'ûn düştü. Onu evlerimize yerleştirdik. Vefat ettiği hastalığa yakalandı. Vefat edip yıkanınca ve kendi elbiseleri içinde kefenlenince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) içeri girdi. Ben: “Allah'ın rahmeti üzerine olsun ey Ebü's-Sâib! Senin hakkındaki şahitliğim şudur ki Allah sana ikram etmiştir” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ın ona ikram ettiğini sen nereden biliyorsun?” buyurdu. Ben: “Babam sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü! (Ona ikram etmezse) Allah kime ikram eder?” dedim. Şöyle buyurdu: “Ona gelince, kendisine yakîn (ölüm) gelmiştir. Vallahi ben onun için hayır umuyorum. Vallahi ben Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana ne yapılacağını bilmiyorum.” (Ümmü'l-Alâ) dedi ki: “Vallahi bundan sonra hiç kimseyi asla temize çıkarmam.”

(Başka bir senetle) Leys'ten aynısı rivayet edildi.

Nâfi' b. Yezîd, Ukayl'den (rivayetinde): “Ona ne yapılacağını” dedi. Şuayb, Amr b. Dînâr ve Ma'mer de ona mütâbaat ettiler.

Sahîh-i Buhârî 1243, Kitap 23, Hadis 6

Arapça metin
حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ بُكَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، عَنْ عُقَيْلٍ، عَنِ ابْنِ شِهَابٍ، قَالَ أَخْبَرَنِي خَارِجَةُ بْنُ زَيْدِ بْنِ ثَابِتٍ، أَنَّ أُمَّ الْعَلاَءِ ـ امْرَأَةً مِنَ الأَنْصَارِ ـ بَايَعَتِ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم أَخْبَرَتْهُ أَنَّهُ اقْتُسِمَ الْمُهَاجِرُونَ قُرْعَةً فَطَارَ لَنَا عُثْمَانُ بْنُ مَظْعُونٍ، فَأَنْزَلْنَاهُ فِي أَبْيَاتِنَا، فَوَجِعَ وَجَعَهُ الَّذِي تُوُفِّيَ فِيهِ، فَلَمَّا تُوُفِّيَ وَغُسِّلَ وَكُفِّنَ فِي أَثْوَابِهِ، دَخَلَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فَقُلْتُ رَحْمَةُ اللَّهِ عَلَيْكَ أَبَا السَّائِبِ، فَشَهَادَتِي عَلَيْكَ لَقَدْ أَكْرَمَكَ اللَّهُ. فَقَالَ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم " وَمَا يُدْرِيكِ أَنَّ اللَّهَ قَدْ أَكْرَمَهُ ". فَقُلْتُ بِأَبِي أَنْتَ يَا رَسُولَ اللَّهِ فَمَنْ يُكْرِمُهُ اللَّهُ فَقَالَ " أَمَّا هُوَ فَقَدْ جَاءَهُ الْيَقِينُ، وَاللَّهِ إِنِّي لأَرْجُو لَهُ الْخَيْرَ، وَاللَّهِ مَا أَدْرِي ـ وَأَنَا رَسُولُ اللَّهِ ـ مَا يُفْعَلُ بِي ". قَالَتْ فَوَاللَّهِ لاَ أُزَكِّي أَحَدًا بَعْدَهُ أَبَدًا.

حَدَّثَنَا سَعِيدُ بْنُ عُفَيْرٍ، حَدَّثَنَا اللَّيْثُ، مِثْلَهُ. وَقَالَ نَافِعُ بْنُ يَزِيدَ عَنْ عُقَيْلٍ، مَا يُفْعَلُ بِهِ وَتَابَعَهُ شُعَيْبٌ وَعَمْرُو بْنُ دِينَارٍ وَمَعْمَرٌ.

Hata bildir

Sahîh-i Buhârî 1243 metninde gördüğünüz hatayı bildirin. Bildiriminiz incelendikten sonra düzeltilir.

Hata türü