Hârice b. Zeyd b. Sâbit, Ensâr'dan Peygamber'e (sallallahu aleyhi ve sellem) biat etmiş bir kadın olan Ümmü'l-Alâ'dan şöyle rivayet etti:
Muhâcirler kura ile (Ensâr arasında) paylaştırıldı; bize Osman b. Maz'ûn düştü. Onu evlerimize yerleştirdik. Vefat ettiği hastalığa yakalandı. Vefat edip yıkanınca ve kendi elbiseleri içinde kefenlenince Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) içeri girdi. Ben: “Allah'ın rahmeti üzerine olsun ey Ebü's-Sâib! Senin hakkındaki şahitliğim şudur ki Allah sana ikram etmiştir” dedim. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem): “Allah'ın ona ikram ettiğini sen nereden biliyorsun?” buyurdu. Ben: “Babam sana feda olsun ey Allah'ın Resûlü! (Ona ikram etmezse) Allah kime ikram eder?” dedim. Şöyle buyurdu: “Ona gelince, kendisine yakîn (ölüm) gelmiştir. Vallahi ben onun için hayır umuyorum. Vallahi ben Allah'ın Resûlü olduğum hâlde bana ne yapılacağını bilmiyorum.” (Ümmü'l-Alâ) dedi ki: “Vallahi bundan sonra hiç kimseyi asla temize çıkarmam.”
(Başka bir senetle) Leys'ten aynısı rivayet edildi.
Nâfi' b. Yezîd, Ukayl'den (rivayetinde): “Ona ne yapılacağını” dedi. Şuayb, Amr b. Dînâr ve Ma'mer de ona mütâbaat ettiler.
Sahîh-i Buhârî 1243, Kitap 23, Hadis 6